banner299
Bu günlerde işçi servise binerken şoföre, Öğrenci öğretmene, Kadın eşine, çocuk babasına, garson ocakçıya, çıkar tamirciye… Manisalının bir birine sorduğu tek soru bu.

Büyükşehir Belediye Başkanı Adayları Kim olacak?

Kapanan iş yerleri, işsizlik, enflasyon, çıkarılan işçiler, Perşembe pazarındaki zamlar, alım gücü yarıya inen maaşlar, yoksullaşma… Umursanmıyor.

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı kim olacak?

Sizce kim olur?

Siz, aday adaylarının belirlenmesi seçmen veya parti üyeleri iradesi ile olacağını mı sanıyorsunuz?

Bu güne kadar oldu mu?

Hayır?

Bu gün partiler yasasında ne değişti?

Hiç!

Neden bu bekleyiş?

Allahtan umut kesilmez.

Evet, kendi sorumluluklarını Allaha havale etme, intizar etme, oturduğu yerden istediklerini elde etmek için dilek dilemede üzerimize yok.

BU İŞLER NASIL OLUYOR?

Mevcut oy potansiyeli güçlü partiler içerisinde Manisalı kendi yerel yöneticisini se-çe-mi-yor.

Kim seçiyor?

Parti Kurmayları.

Kurmaylar kim?

Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcıları ve ekibi.

Manisa’yı tanıyıp bilmezler. Belki Manisa’ya hiç gelmediler. Harita’da yerini göster desen bilmeyecek olanların çıkması ihtimali çok yüksek desem abartılı olmaz.

Parti Genel Merkezlerindeki bu ekip aday adaylarını, parti yöneticilerin çağırarak Manisalının adayını belirliyorlar. Daha doğrusu şehrimizin kaderini belirliyorlar.

NEYE GÖRE BELİRLİYORLAR?

Kaç paran var?

Ne kadar harcayacaksın?

Ne kadar bağış yapacaksın?

Çevrende ne kadar oy potansiyelin var…

Mesele bu.

Mesele Manisa meselesi değil.

Manisa’nın nasıl yönetileceği değil.

Manisa’nın ihtiyaçları değil.

Asıl mesele, Partinin Manisa’da kimin çok para harcayarak, kim üzerinden seçimi alacağı meselesidir.

İktidar potansiyeli olan Partilerin tümü; seçmen hür iradesinden, demokrasiden, özgürlüklerden dem vururlar. Oysa bu sözler söylemlerin ötesine giderek Partilerin içinde hiçbir alanda hayat bulmaz.

İddianın ispatı!

Partilerin aday belirlemesinde: Demokrasi var mı?

Özgürlük var mı?

Seçmen iradesi var mı?

Şehir sorunları var mı?

Aday yeteneği sorgulanır mı?

Kimi tahammül yoklaması, kimi delegeler ile ön seçim, kimi merkez yoklaması… “aldatmacası” ile seçmen görüşü veya parti üyelerinin iradesi ile olduğuna inandırmaya çalışıyorlar.

Artık buna kimsenin inandığı yok.

Neden mi?

On, yedi, beş yıl önce parti yöneticisi olup şimdi seçmen veya üye konumuna düşenler o dönemlerde tahammül yoklamalarını, ön seçimleri, merkez yoklamalarını… Nasıl yaptıklarını kendileri biliyor, insanlar ile paylaşıyorlar. Partiler, üzerinde seçmen iradesini yansıtan, seçmeni temsilen taleplerine karşı hizmet veren konumdan çıkarak seçmen üzerinde bir potansiyel bir güç oldular.

Parti olanaklarından faydalananlar; Parti il binalarını, Belediyeleri, Milletvekili makamlarını sıradan seçmenin ulaşamayacağı, beş göbek geriden biri ile görüşebilecekleri karargâhlar haline getirdiler.

Seçmen iş bulma, iş yaptırma, “komşuda pişer bize de düşer” atasözü ile hala bir umut olarak parti çeperinde kalmaya devam ediyorlar.

NE YAPMALI.

Kendini insan gören herkesin, öz güven ile işçi, memur, emekli ise sendikası içinde, öğrenci ise öğrenci derneklerinde, Sivil Toplum Kuruluşları içinde mutlaka örgütlenerek bu örgütlü güç ile taleplerini partilere kabul ettirmekten başka çareleri yok. Gelişmiş ülkelerde, STK örgütlülüğü % 95’lere dayanırken Türkiye’de STK örgütlenmeleri % 6 oranında.

Kendi gücüne sahip çıkamayan kendi geleceğini belirleyemez.

Hadi hayırlısı

Ali Gültekin

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner291

banner301

banner272

banner276

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir