banner216
Öne Çıkanlar Akayed Ullah Alman Kulu Osman Şahbaz AB hukuku asker aileler

HDF 40. kuruluş yılını coşku ile Berlin`de kutladı

Almanya’nın başkenti Berlin'de 29 Ekim 1977 yılında kurulan Sosyaldemokrat Halk Dernekleri Federasyonu HDF 40. kuruluş yılını coşku ile Berlin`de kutladı.

banner197
HDF 40. kuruluş yılını coşku ile Berlin`de kutladı
HDF 40. kuruluş yılını coşku ile Berlin`de kutladı

Almanya’nın başkenti Berlin'de 29 Ekim 1977 yılında kurulan Sosyaldemokrat Halk Dernekleri Federasyonu HDF 40. kuruluş yılını coşku ile Berlin`de kutladı.



Avrupa da özellikle de Almanya'da yaşayan Türk vatandaşlarının eşit haklar mücadelesi amacıyla kurulan Laik, Demokrat Türkiye Cumhuriyeti’nin aydınlanma sürecini ve ''Yaşamda en doğru Yol gösterici Bilimdir'' ve “Yurtta Barış-Dünyada Barış” ilkesini benimsemiş olan HDF yıllardır Türkiye ile Avrupa arasında bir köprü görevini de üstlendi.



Cumhuriyet Halk Partisi CHP Genel Başkanı Kemal Kilicdaroğlu ve Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl`ün de bir kutlama mesajı gönderdiği Sosyaldemokrat Halk Dernekleri Federasyonu HDF 40. kuruluş yılını kutlama törenine Türkiye`den ve Avrupa’nın çeşitli kentlerinden çok sayıda misafir katıldı. 



Berlin`de düzenlenen kutlamanın açılış konuşmasını yapan ev sahibi HDF Onursal Başkanı Ahmet İyidirli şunları söyledi:



“Saygıdeğer Konuklar, Basının ve Sivil Toplum Örgütlerinin temsilcileri, Değerli Arkadaşlar,
HDF eski Genel başkanı ve T.C. Kültür eski Bakanı Değerli Ercan Karakaş, HDF içinden çıkıp Alman siyasetinde göğsümüzü kabartan çalışmalar yapan SPD Berlin Eyalet Milletvekili Ülker Radziwill ve Hessen Eyalet Milletvekili Turgut Yüksel.


Sevgili HDF'liler, HDF 40. Yıl etkinliğimize hoş geldiniz. Hepinizi tüm arkadaşlarım adına sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

HDF resmi olarak bundan tam 40 yıl önce 29 Ekim 1977'de buradan yaklaşık 2 kilometre ötede, Carl von Ossietzky Schule'nin salonunda hakça, insanca, özgür yaşam diyen insanlar tarafından kuruldu.



Geçen 40 yıl politik anlamda hem Türkiye hem de Almanya açısından dalgalanması, sorunlu ve zorlu geçti. Bu 40 yılın 20 yılında bu örgüte genel başkanlık yaptım.

HDF içinde de çalışmalar her zaman sorunsuz değildi. Gerilimler oldu, sert tartışmalar oldu.
HDF sadece bir örgüt değildi aynı zamanda bir politik hareketti. HDF politik bir okuldu.
Türkiye siyasetinde benzeri yoktu. Yurtdışı örgütlenmeler içinde de çok farklı özelliklere sahipti.
Bu 40 yılın 20 yılında bu örgüte genel başkanlık yaptım. Zor günlerimiz oldu. Başarılar başarısızlıklar oldu. Kendi aramızda fikir mücadeleleri yaptık. Ama birbirimizi kırmamaya özen gösterdik. 



Ne HDF ne de HDF'liler hırsız, arsız ve namussuz suçlamasına maruz kalmadı.
Böylesi yıldönümü etkinlikleri önemli. Doğrularıyla, yanlışlarıyla geçmişi değerlendirmek önemli.
Ama bu yıldönümleri geleceğe bakmak, yeni hedefler belirlemek için de fırsat olarak değerlendirmeli.
İnsan hakları, demokrasi, hukuk devleti, sosyal adalet, emeğin üstünlüğü, barışın ve çevrenin korunması bizler için vazgeçilmezler olarak kalacaklar.



Mücadele bitmedi ve hiçbir zaman bitmeyecek.
Bizler insan olmamızın ve ilkelerimizin gereği olarak hep daha iyiyi daha güzeli arayacağız.
O nedenle de mücadele hiçbir zaman bitmeyecek.
Önümüzdeki dönemde de eşit ve özgür insanların toplumu için hep beraber diyorum.
Bu akşama ve ikinci 40 yıla hoş geldiniz.”

HDFìn 40 yıllık çalışmalarından derlenen sinevizyon gösteriminin ardından anlamlı bir konuşma yapan HDF Genel Başkanı Necip Şahin şunları dedi:



“HDF’nin kurucu başkanı, önceki başkanları, örgüte emek vermiş, geçmiş yönetimlerde çalışmış çok değerli arkadaşlar, derneklerimizin başkan ve üyeleri, değerli konuklar, HDF Genel Yönetimi adına bu akşam gururla ve onurla kutladığımız HDF’nin 40. Yılı etkinliğimize hoş geldiniz. Hepinizi HDF Genel Başkanı olarak sevgiyle selamlıyorum.



Konuşmama geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz Ayla Dölen, Bedri Yüksel, İbrahim Aslan, Kahraman Er ve Nurettin Ceyhan arkadaşlarımızı anarak başlamak istiyorum. Umarım onlar da bir yerlerden, bizi bu akşam izliyor olsunlar. Onları bir kez daha saygı ve sevgiyle anıyoruz.
Almanya’ya göç anlaşmasının imzalandığı 1 Kasım 1961 yılından başlayarak, Anadolu’nun çorak topraklarından emeklerini pazarlamaya yola çıkan ilk iki nesil; daha sonra da burada doğup büyüyen yeni nesiller. Elbette bu insanların ilk kaygıları, emeklerini ortaya koyup, karşılığında elde ettikleri gelirlerle ülkelerine geri dönmekti. Zaman geçtikçe bunun böyle olamayacağı belirginleşmeye başladı. Hedefler, kararlar, yaşamlar değişti.



İşte yaşadıkları ülkeye katılım süreçlerinde, geldikleri ülkenin müziğini, edebiyatını, mutfağını ve daha birçok kültürünü de insani bir gelişim süreciyle bu ülkeye taşımaya devam ettiler. Sosyal bir yapı olarak bir araya gelmek, ortak sorunları konuşmak, ortak kültürleri yaşatmak için de örgütlenmenin gerekliliğini ilk kavrayan Anadolu’nun bu insanları, yetmişli yıllarda, değişik şehirlerde sol ve demokratik kitle örgütleri olarak dernekler kurmaya başladılar. Bugün 40. Yılını kutladığımız onlarca derneğimizden pek çoğu yetmişli yıllarda kuruldular. Aynı şekilde Almanya genelinde örgütlenme gerekliliğinden, bu derneklerin çatı örgütü Sosyaldemokrat Halk Dernekleri Federasyonu, HDF ‘nin 1977 yılında kuruluşu gerçekleşti. Elbette ilk ismiyle.



HDF çatısı altında hem Almanya’da hem de Türkiye’de yaşanan pek çok konuda örgüt olarak tepkiler ortaya konulmuş, öneriler gerçekleştirilmiştir. Yine aynı şekilde hem Almanya’da hem de Türkiye’de HDF’den yetişen pek çok insanımız, göçmenler meclisine, belediye meclislerine, parlamentoya ve bakanlıklara kadar uzanan siyasi kariyerlere gelebilmişlerdir. 



Sosyaldemokrat siyasetin Anadolu’dan Avrupa’ya, Avrupa’dan Anadolu’ya ulaşmasında HDF hep bir siyasi köprü olmuştur. HDF Genel Başkanlığından, Türkiye’de bakanlığa kadar ulaşan arkadaşlarımız, bu gerçeği kanıtlamışlar, Türkiye’de siyasete çağdaş bir görünüm kazandırma mücadelelerini orada da kararlılıkla yürütmüşlerdir.



HDF ve ona bağlı dernekler, kurulduğu günden beri eşit haklar mücadelesini sürdüre gelmişlerdir. Başta Almanya’da seçme seçilme hakkı, çifte vatandaşlık, ayrımcılığa karşı ortak tepkiler konusunda, HDF hep kararlı bir tavır ortaya koymuştur. Göçmenlerin her konuşulduğu ortamda uyumdan söz açılan bu ülkede, yarım aşırı geride bırakan, özellikle Türkiye kökenli göçmenler, hala yaşadıkları şehrin bile yöneticisini seçme hakkından yoksunlarsa, artık uyumdan söz edecek her siyasi parti temsilcisi, yarım asırdır bu ülkenin ekonomik, siyasi ve sosyal yapılanmasına önemli katkılar vermiş insanlara yapılan bu haksızlığı, bir kez daha oturup düşünmelidir. Almanya’da entelektüel sosyaldemokrat örgütlemeyi kırk yıldan beri bünyesinde tutmaya çalışan HDF, gerçek anlamda uyumun gerçekleşmesinin, eşit haklardan geçtiğini de hep savunagelmiştir. 



 Diğer taraftan kırk yıllık HDF arşivini açtığımızda buradaki yurttaşların, Türkiye için oy kullanma hakkının elde edilebilmesi için daha seksenli yıllardan, oy hakkı elde edilene kadar, sayısız dilekçe, mektup ve bildiriler yazılmış, konu ile ilgili görüşmeler de zamanın HDF’li yöneticileri tarafından yapılmıştır. Bugün yurtdışından Türkiye için oy kullanılıyor olması göreceli bir durumdadır. Geçmişte Türkiye’den, yurtdışındaki yurttaşlarımıza yılda şu kadar döviz gelecek gözü ile bakanlar, seçimlerde de şu kadar oy verecekler düşüncesi ile yapılmış, bir seçim kanununu bize dayatmakla, olan haksızlığı ortadan kaldırmış sayılmazlar. Biz hem Almanya’da hem de Türkiye’de hep veren, ancak hiç alamayan yurttaş veya göçmen olarak yaşamaktan yana değiliz. İşte bunun için hem Almanya’daki haklarımız hem de Türkiye’deki haklarımız için eşit haklar mücadelesini yıllardan beri HDF olarak verdik, vereceğiz. 



Yine geçmişte HDF’ye yapılan bir eleştiri: Almanya’da siyaset yapılacaksa Alman partilerinde, Türkiye’de siyaset yapılacaksa Türk partilerinde siyaset yapılmalı, HDF’ye ne gerek var düşüncesini, HDF boşa çıkarmış bir örgüt olarak hem burada hem de Türkiye’de ne kadar da önemli bir görev üstlendiğinin bilincindedir.



Diğer taraftan HDF Almanya’da yaşanan yabancı düşmanlıklarına, yabancılara karşı yapılan saldırılara en sert tepkiler vermiş bir örgüttür. En son, dört yıla yakın bir süredir devam eden NSU davası örgütümüz tarafından yakından izlenmekte, mahkeme başladığından beri bildiri gösteri ve mahkemeye katılımlarla, süreç izlenmektedir. 

Öte yandan 12 Eylül 1980 de yapılan askeri darbe ve devamında uygulanan faşist tutumlar nedeniyle de Türkiye’de zarar gören, tutuklanan, işkence gören yazar, gazeteci ve aydınlarımızla HDF hep dayanışma içerisinde olmuştur. En son Ergenekon uydurmaları ile tutuklanan gazeteci, siyasetçi ve aydınlarımız, Silivri cezaevinde pek çok kez ziyaret edilip, dışardan destekler verilmiştir. Günümüzde pek çok örgüt Türkiye’deki katı tutumlara sesiz kalırken, tepki veren, demokrasi mücadelesinde de tek katkı veren HDF olmuştur.



  Biz HDF ve yerel örgütlerimiz olarak, hem Türkiye’de ortak amaçlarda buluştuğumuz Cumhuriyet Halk Partisi ile, hem de Almanya’da SPD ile ortak ve aynı hedefli çalışmalarımızı sürdürmeye istekliyiz. Yine tekrar ediyorum, siyaset insanla yapılır. Bu kapasite Almanya ve Türkiye arasında ortak siyaset yapan HDF’de yeteri kadar vardır. Evrensel bir dünya görüşü olan sosyaldemokrasi dayanışmasından, biz isteriz ki her ülkede de ortaklarımız bu deneyim ve katkılarımızdan yararlanabilsinler. Bizim deneyim ve önerilerimizden yararlanamayan, bilinçsizce davranan çağdışı görüşler, bu tutumlarıyla ancak kendilerine zarar vermekle kalmaz, temsil ettikleri kitleleri de bu olanaktan yoksunlaştırmış olurlar. Bunu da bir kez daha vurgulamanın yararlı olacağını düşünüyorum.



Geçtiğimiz mayıs ayında Ulm, ekimde Münih ve bu akşam Berlin’de kutladığımız 40. Yıl etkinliklerimizin sonuncusu 2 aralıkta İstanbul’da yapacağımız toplantıyla tamamlanmış olacaktır. Bu etkinlikler için pek çok arkadaşımız aylarca emek harcadılar. Etkinliklerin yanında, 40. yılın anısına bir dergi de gerçekleştirilmiş oldu. Bu dergi için emek veren, yazı gönderen, arşivde çalışan tüm birlikte çalıştığım arkadaşlarımızı bir kez daha kutluyorum.



Sözlerimi tamamlarken, sadece kurucuları arasında bulunamadığım bu örgüte 1993 yılında Münih derneğinde üye oldum. Tabandan buraya kadar her aşamasında bana verilen görevleri elimden geldiği kadar yapmaya çalıştım. 

Kuruluşundan günümüze ne kadar da koşullar ve nesiller değişmiş olsa da, sorunlar ve zorluklar hep devam ediyor. Geçen yıl yaptığımız 35. Genel kuruldan sonra genel yönetimdeki arkadaşlarımla aldığımız en önemli kararımız: 2017 yılında HDF’nin 40. Yılını, kurulduğu şehirde; Berlin’de kutlamak, olabildiğince kurucuları ve sürece katkı verenleri bir araya getirmekti. Bu amacımızı arkadaşlarımın da çabasıyla gerçekleştirmiş olmanın gururunu ve heyecanını sizinle birlikte yaşıyoruz. Aynı şekilde yarın da burada yapılacak 36 HDF genel kurulunda bulunup, öneri ve eleştirilerinizi iletmeniz, bize en önemli katkı olacaktır.



 Sorunlara ortak yaklaşımın, sosyalleşmenin de en önemli adımı olan örgütlenmeyi 40 yıl önce gerçekleştiren ve bugün bu mücadeleyi devam ettiren tüm arkadaşlarımı HDF’nin kuruluşunun 40. Yılı hazırlama çalışmalarında başta ev sahibimiz Ahmet İyidirli, Türkiye aşamasında Ercan Karakaş olmak üzere, emek veren, maddi katkı yapan tüm arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. 
 Daha nice uzun yıllara uzanmak dileğiyle, HDF’nin 40. Yılı kutlu olsun.”



HDF Genel Başkanı Necip Şahin`in konuşmasının ardından ilk günden itibaren bugüne kadar HDF`ye hizmet veren eski genel başkanlardan Ertekin Özcan, Etem Ete, Ercan Karakaş, Merih Ünel, Ahmet Temel, İsmail Eren, Ahmet Iyidirli`ye onur ödülleri, Avrupa’nın ve Almanya’nın çeşitli kentlerinde HDF örgütüne büyük destek veren üyelere teşekkür belgesi verildi. 



Kutlama sanatçı Ferhat Güneyli ve Engin Süelözgen`in yaptığı müzik, verilen kokteyl ile son buldu.

ha-ber.com/M. Sefa Doğanay
Fotoğraflar: Mustafa Temel/Mehmet Dedeoğlu
banner201

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner291

banner272

banner274

banner276

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir