banner269
Öne Çıkanlar CHP Almanya Ankara DİTİB Dilara Georg Birgelen

CHP İnsan Hakları Komisyonu Berlin'de

Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Hakları İnceleme Alt Komisyonu eski CHP İzmir Milletvekili ve Avrupa İnsan Hakları eski Yargıcı Prof. Rıza Türmen ile CHP'nin hukuk politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek ve CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal son dönemlerde batı ülkelerinde giderek artan İslam düşmanlığı hakkında muhataplarıyla birtakım görüşmelerde bulunmak üzere Berlin'e geldi.

banner197
CHP İnsan Hakları Komisyonu Berlin'de

Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Hakları İnceleme Alt Komisyonu eski CHP İzmir Milletvekili ve Avrupa İnsan Hakları eski Yargıcı Prof. Rıza Türmen ile CHP'nin hukuk politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek ve CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal son dönemlerde batı ülkelerinde giderek artan İslam düşmanlığı hakkında muhataplarıyla birtakım görüşmelerde bulunmak üzere Berlin'e geldi.


Berlin CHP Birliği tarafından karşılanan Türkiye Büyük Millet Meclisi insan hakları inceleme komisyonu heyetini ziyaret çerçevesinde Berlin'de Sivil Toplum Kuruluşları ve vatandaşlarla bir araya geldi.



IG Metall salonunda yapılan toplantıda CHP Berlin Birliği Başkan Yardımcısı Ekrem Özdemir, Türkiye'de yaşanmakta olan ve hepimizi derinden rahatsız eden üzücü olaylarla ilgili açıklamalarda bulunmaları için sözü Türkiye`den gelen siyasetçilere verdi.



Prof. Rıza Türmen, CHP'nin hukuk politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek ve CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal konuşmalarında özetle şunları söylediler:



„Değerli misafirler bildiğiniz gibi uzun zamandır Türkiye`de bir korku iklimi hakim. AKP'nin 16 yıllık iktidarı boyunca Türkiye'de yaşayan insanlar; bir dönem Ergenekon ve balyoz davaları ile korkutulmaya çalışıldılar. Hatırlayınız o yılları gizli telefon dinlemeleri, gizli video çekimlerini.



İnsanların yatak odalarına dahi gizli kamera yerleştirip daha sonra onlara karşı şantaj, itibarsızlaştırma ve baskı unsuru olarak kullanıldı. Suçsuz olan birçok kişi sahte delillerle zindanlara atıldı. Bir dönem sonra hazırlanan bütün o iddianamelerin ve kararların bir dönem AKP iktidarının en yakın gayrı resmi koalisyon ortağı olan FETÖ örgütüne mensup hâkim, savcı ve polisler tarafından tezgahlandığı ortaya çıktı.



Siyasi iktidarın yani AKP'nin bir kararı ile tutuklanan, hapis cezası alan yüzlerce gazeteci, subay, entelektüel, akademisyen, politikacı bir anda serbest bırakıldılar. Peki bu kadar yıl suçsuz yere yatan insanların çektikleri acıların hesabını kim verecek.

Hiçbir kural tanımayan iktidar partisi mensuplarına dahi benzer yöntemler kullanmaktan çekinmemektedirler. Toplumda bu baskı artık katlanılmaz bir boyuta gelmiş durumdadır. İnsanlar haksız bir şekilde yargılanıp hapis cezası almaktan korkmadan, özgürce fikrini söyleyebildiği, adil bir sistem içinde yaşamak istiyor.



Eğer gazeteci olarak çalışmaya devam etmek istiyorsan iktidarın yaptıklarını açık bir şekilde desteklemelisin aksi halde vatan hainliği ile suçlanabilirsin.

Türkiye'de hukuk kalkmıştır. Hukukun kaynağı tek kişinin sizin ne yazıp yazmayacağınıza, ceza evine girip girmeyeceğinize ve ne zaman çıkacağınıza karar verecek olan o tek kişinin ağzından çıkan sözle belirleniyor.



İktidar size menfaat sağlar karşılığında sizden sadakat bekler. İşte havuz medyasına yardım öngörür ya da Hürriyet’i al der. AKP hükümeti dönemi boyunca Avrupa parlamentosunda yolsuzluk dosyalarına baktığınızda görürsünüz Türkiye rüşvet yolsuzluğunda çok ileri bir yerdedir. Türkiye'de hiçbir şekilde hesap verebilirlik, şeffaflık, insan hakları, ifade ve hürriyet özgürlüğü, toplantı özgürlüğü, konularında hepsi ağır kitlesel bir şekilde ellerinden alınmıştır.



Üniversiteler, iş dünyası, parlamento, sivil toplum örgütleri ağır bir baskı altındadır. Hukuk mahkeme, medya ve maliye eliyle bastırılmıştır. İhtiraz eden ceza evine gönderiliyor. Eskiden yargıyla infazlar olurdu. Şimdi yargısız infazlar oluyor. Bunun adı saray rejimi, Biz Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarken, rejimi saraydan aldık.

Şimdi tam tersi geldi. Türkiye'nin bu sistemle yürüyebilmesi mümkün değil. AKP hükümeti 140' yıllık tüm eksiklerine rağmen bir parlamenter kültürünü çöpe attı. Yerine ne olduğu belirsiz başka bir türlü İslami yöne çekilmek isteniyor.



Türkiye'de OHAL ile birlikte başka bir döneme girmiştir. Demokrasi örtüleri ortadan kalkmıştır. Bir parti fiilen kapatılmıştır. Bütün başkanları içeridedir. Diğer bir siyası partinin milletvekilleri içerdedir. Başka milletvekillerinin içeri girip girmeyeceği belli değildir. Siyasi partiler işlevlerini kaybetmiş durumdadır. Hal’le birlikte „Takke düşmüş, kel görünmüştür “OHAL ile ilgisi olmayan kararnameler düzenlenmiştir. OHALkendisi kanuna aykırıdır. OHAL'le kanunlarda değiştirilmiştir.

Bugün itibariyle Türkiye borç batağındadır, Özelleştirme kapsamında devlet malları talan edilmiştir. Dolar, Euro başını almış gidiyor. Benzin 6'lira, cari açıklar, işsizlik, dış borçlar, açlık sınırında ezilen insanlar, esnaf borç batağında, elektrik, doğal gaz fiyatlarını artık halk ödeyemez duruma gelmiştir.



Bunların sorumlusu AKP hükümeti olduğu dile getirilmiştir. Ayrıca Berlin'de insan hakları çerçevesinde incelemelerde bulunan heyet Almanya'da yaşanan olaylarda bugüne kadar 960 Cami saldırıya uğrarken, bu konuda hiçbir belge ve bilgi yok. Maalesef Almanya'nın da sicili düzgün değildir. Din ve vicdan özgürlüğüne sahip çıkmaları gerekmektedir”.

ha-ber.com/Orhan Önaldı     

banner201

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner291

banner272

banner274

banner276

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir