banner216
Öne Çıkanlar Bilim PKK Ankara Türkler Berlin Türk

Berlin Felsefe Akşamları devam ediyor

Berlin Felsefe Akşamları 35. toplantısına bir yenilikle başladı. Felsefe ile psikolojinin, özel olarak ta psikoterapinin ayrılmaz bütünlüğünden hareketle ''Kişisel Dönüşüm Seminerleri'' adı altında yeni bir toplantılar dizisi başlattı.  

banner197
Berlin Felsefe Akşamları devam ediyor

 

Berlin Felsefe Akşamları devam ediyor

Berlin Felsefe Akşamları 35. toplantısına bir yenilikle başladı. Felsefe ile psikolojinin, özel olarak ta psikoterapinin ayrılmaz bütünlüğünden hareketle ''Kişisel Dönüşüm Seminerleri'' adı altında yeni bir toplantılar dizisi başlattı.

Bu toplantıların amacı; psikoterapi tekniklerini tanıtırken onlardaki çözüm önerilerini, sorunlara yaklaşım tarzlarını ve felsefi arka planını tartışmaya açmak olduğunu söyleyen Dr. Ufuk Yaltıraklı bu tür toplantıların sınırlı bir kesime hitap edeceğini ve sadece konuya ilgi duyanların felsefe akşamlarının kalitesini daha da artıracağını belirtti.

Dizinin bu ilk toplantısında Dr. Oya Erdoğan ''Referanz Nokta Terapisi'' olarak tanınan tedavi tekniğini ayrıntılarıyla açıklarken özellikle vurguladığı konu; bilinçaltının doğumdan çok önce, hatta döllenmeyle başlayıp annenin yaşantılarıyla birlikte oluştuğunu ve bir ''pırlanta''nın çevresini örten kabuklarla zamanla tamamen örtülmüş, gizlenmiş bir ''özü'' bize sunduğunu dile getirmesiydi. Bütün meselenin de bu ''öze'' ulaşmak, kabukları delmek olduğunu ve bunu ''Referanz Nokta Terapisi''nin soru sorma teknikleriyle nasıl başardığını kendi yaşamından da örnekler vererek anlatan Dr. Oya Erdoğan özellikle dinleyicilerin ilginç sorularıyla bu tekniği çok güzel dile getirdi. İzleyiciler arasına olan birçok terapist de sorularıyla ve yorumlarıyla düşündürücü ve bilgilendirici bir akşamın oluşmasında yardımcı oldular.

berl-fel-aks-devam-b.jpg

İkinci konuşmacı Dr. Ufuk Yaltıraklı ise modern toplum bireylerinde en çok raslanan ve mutlaka psikoterapik bir çalışmayı gerektiren üç takıntıyı dile getirdi. Bunlar sırayla a) garanti ve sigorta tutkunluğu, b) ''hiç zamanım yok'' takıntısı, c) intensiv anı ve şimdiyi yaşamayı unutmuş olması.

Üçünün de birbirine olan bağlantısını felsefi örneklerle açıklayan Dr. Yaltıraklı özellikle Nietzsche'nin şeytanının insana yaptığı önerisini retorik bir ustalıkla dile getirmesi ve dinleyicilerin büyük bir keyifle şeytana verecekleri cevapları humor ve neşeyle sıralamaları geceye gerçekten renk kattı.

berl-fel-aks-devam-d.jpg

Özellikle perfeksiyonist bir erkek ya da kadının mutlaka terapi gerektiren davranışını bir ''akşam yemeği'' örneğiyle çok ilginç ve düşündürücü bir tarzda anlatması izleyenlerin ilgisini çekerek bu tür bir tıkanıklığın ne tür terapi gerektirdiği konusunda sadece konuşmacılar değil katılanlar da önerilerini bildirdiler.

Konu olarak ilk bakışta çok ciddi gibi görünse de bu ilk ''Kişisel Dönüşüm Semineri'' konuşmacıların içten ve esprili anlatımlarıyla izleyenlerin de aynı havaya girmesini sağladı ve toplantı her zamankinden daha uzun sürerek 23.30'da bitirildi.

berl-fel-aks-devam-c.jpg

Bir dahaki Berlin Felsefe Akşamlarının ''Kişisel Dönüşüm Semineri'' 22 Kasım 2012'de yine Tiyatro'mda devam edecek.

ha-ber.com / Orhan ÖNALDI / Berlin

 

banner201

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner291

banner301

banner272

banner276

banner274

banner275

banner302

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir