banner269
Öne Çıkanlar Berlin Cumhuriyetçi Alman Merkel Bayern Türk

Berlin Alperen Ocakları`nda “Çanakkale Geçilmez” programı 

18 Mart Çanakkale zaferinin yıldönümü münasebeti ile, Berlin Alperen Ocaklarında ‘‘Çanakkale Geçilmez‘‘ adlı bir program düzenlendi.  

banner197
Berlin Alperen Ocakları`nda “Çanakkale Geçilmez” programı 
Berlin Alperen Ocakları`nda “Çanakkale Geçilmez” programı 

18 Mart Çanakkale zaferinin yıldönümü münasebeti ile, Berlin Alperen Ocaklarında ‘‘Çanakkale Geçilmez‘‘ adlı bir program düzenlendi.  

Programda bir sunum gerçekleştiren Muzaffer Türk, öncelikle dönemin tarihi ve siyasi durumunu ortaya koyarak, birinci cihan harbini ve Çanakkale muharebesini tarihi yönleriyle ele aldı. 



Muzaffer Türk konuşmasına şu şekilde devam etti; Milletlerin tarihinde, onları bir arada tutan ve gelecekte de bir arada olmalarını sağlayan destanlar vardır, destanların büyük bir çoğunluğu edebi metinler olarak karşımıza çıkarken, Türk tarihindeki destanlar, gerçek kahramanlıklarla ve mücadele ile kazanılmış büyük zaferler olarak karşımıza çıkmaktadır. İşte bunlardan bir tanesi de ‚‘‘Çanakkale Destanı‘‘dır. Bu destanın içinde bile nice destanlar bulunmaktadır. Kınalı Hasan bir destandır, Seyit Onbaşı bir destandır, Nusret bir destandır. 57. Alay bir destandır. 15 liler bir destandır ve daha nice bilmediğimiz destanlar barındırmaktadır Çanakkale. Çanakkale yokluğun varlık karşısında kazandığı bir destandır, imanın her şeyin üstesinden geldiğini gösteren bir destandır. Türkün yedi düvele karşı kazandığı bir destandır. 



Avrupa’da Düvel-i Muazzama denen unsurların ilk defa Türklerin karşısına çıktılar. Çanakkale Savaşı’nda karşımızda doğrudan doğruya İngiliz ve Fransız donanması vardı. İngiliz ve Fransızların kışkırttıkları birtakım unsurlar yoktu, doğrudan doğruya kendileri vardı. Ve doğrudan doğruya kendileri Türklere karşı hiçbir şey yapamaz duruma düştüler. İşin öbür tarafı da Türk siyasi tarihi bakımından çok önemli çünkü Türkler Çanakkale Muharebesi dolayısıyla ilk defa vatan hadisesinin göbeğine oturdular. Artık vatan veya hiç. Bu vardı. Çanakkale geçilebilir olduğu halde Türk milleti vatan mefhumundan tecrit edilmiş olacaktı. Ama Çanakkale Savaşı’nın verilmesiyle vatan ve Türk kenetlendi. Bu her bakımdan, sadece moral bakımından değil, bütün dünya siyasetinin çekilip çevrilişi bakımından, hiç şüphesiz ki iktisadi bakımdan, sosyal bakımdan bir dönüm noktasıydı. Eğer İngiliz ve Fransız donanmaları Çanakkale’yi geçebilmiş olsalardı Çarlık Rusya’sı çok büyük bir teminata kavuşmuş olacaktı. Çünkü Çanakkale’yi geçen İngiliz ve Fransız donanmaları İstanbul’u Ruslara teslim etmek üzere gemilerini demirleyeceklerdi ve bu iş bambaşka bir yere gidecekti.”



Bu destan nesiller boyu anlatılması gereken, dersler çıkarılması gereken bir destandır. Akif ‚‘‘Bedr’in aslanları ancak bu kadar şanlı idi‘‘ derken hiç te abartmamıştı. Çanakkale geçilseydi bugün bir Türklük ve İslam’dan bahsedemez durumda olacaktık. 
İşte bunun için ‚binlerce köprü yapsanız da ‘‘Çanakkale Geçilmez ‘‘tarih olmayacaktır.

ha-ber.com
banner201

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner291

banner272

banner274

banner276

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir