banner269
Öne Çıkanlar Berlin Almanya Fuat Oduncu Türkiye Meşale Tolu Polis

Anadolu'dan Almanya'ya göçün belgeseli tanıtıldı

Anadolu'dan 57 yıl önce Almanya'ya göç edenlerin yaşamlarını konu alan "Almanya’ya Göçün Hatıra Defteri-Bizim Hikayemiz" belgeseli, Almanya'nın Berlin kentinde tanıtıldı.

banner197
Anadolu'dan Almanya'ya göçün belgeseli tanıtıldı
Belgeselin yönetmeni Nebil Özgentürk, Berlin`de bir otelde düzenlenen basın toplantısında, 2. Dünya Savaşı'nda yenilgiye uğrayan Almanya'ya 1960'larda göç edenlerin bu ülkenin yeniden kalkınmasında ve sanayi devi olmasında emeği bulunduğunu belirtti.


 
"Almanya bu insana şükran borçlu"


Belgeselin yönetmeni Nebil Özgentürk, bu nedenle Almanya'nın bu ilk gelen insanlara şükran borcu olduğunu kaydetti. Belgesel için yaklaşık iki yıl çalıştıklarını dile getiren Özgentürk, "Şimdiye kadar çektiğimiz 600'den fazla belgesel içinde beni en çok yoran ancak en çok mutlu eden bu insan hikayelerinin, hepimizin torunlarına kalacak önemli bir yapıt olacağını düşünüyorum. Ben Türkiye’de yaşayan bir yönetmenim. Belgeselde Türkiye’den bakış açısını da yansıtmak istedik. Kapsamlı bir belgesel oldu. Bu belgeseli Almanya’nın kalkınmasına katkı sunan, Türkiye’ye destek olan ve acı çeken, mutlu olan tüm insanlarımıza adamak istiyorum. Yedi bölüm olarak hazırladık. İlk bölümü kısa bir film tadında. 2, 3 ve 4’üncü bölümlerde 50 kişinin hayat öyküsünü anlattık. 5 ve 6’ncı bölümlerde ise insan hikayeleri var. Alman komutan olanın albayın da öyküsü var, gecekondu yapanın da Neonazi olanın da hikayesi var. 7’nci bölümde ise Almanya’ya göç etmek zorunda kalan sanatçı, oyuncu ve akademisyenlerin yaşadıkları işlendi” dedi.


 
Köln Nazım Hikmet Kültür Sanat ve Dayanışma Derneği Başkanı işadamı ve belgeselin sponsoru Güney Çapan, çekimleri Almanya ve Türkiye’de gerçekleşen belgeselden herhangi bir gelir beklemediklerini belirterek, belgeseli, sosyal sorumluluk projesi çerçevesinde üstlendiklerini söyledi.


 
“Belgesel bizim hikayemizi anlatıyor” diyen Çapan, “Anadolu’dan 1961’de gelen ‘Misafir İçişleri’nin hikayesini dile getiriyor. Ben, 1978’de Almanya’ya geldim. Yaşadığım ve tanık olduğum olaylar bizim hikayemizin bilindiğinden farklı olduğunu gösteriyor. Biz, her iki ülkeyi kendimize vatan edindik. Bir baba çocukları arasında ayarım yapar mı? Bir babaya, ‘Sen hangi evladını daha çok seversin’ sorusu sorulamıyorsa bize de ‘Hangi ülkeyi daha çok seviyorsun’ sorusu sorulmamalı. Bizim için ikisi de değerli. Bu belgeseli izleyenler, Türklerin iki ülkeyi de vatan bellediğini görecek”
 
Bu insanlar hep geri dönmeyi düşündüler ancak dönemedikleri gibi ülkenin ayrılmaz bir parçası oldular. Almanya’da emeği temsil ediyorlardı. Türkler açısından her zaman uyum sağlayamadılar diye söylenir. Hayır ben buna katılmıyorum.1977-78 yıllarında geldim o günden bugüne benim yaşadığım hikâye var. Anadolu’dan çoğu insan geldiklerinde okuma yazmaları yoktu.  Almancaları da üç beş kelimeyle kestirmeden Almanca dediğimiz dille konuşmaya çalışıyordu. Almancayı ‘da öğrenmesi mümkün değildi. Sabah işe akşam işçilerin birlikte kaldıkları heim dedikleri yerlerde kalıyorlardı.



Bugün geldiğimiz nokta şu, Almanya’da Türkler olarak her alanın da bizler varız. Doktoruz, hakimiz, mühendisiz, savcıyız, polisiz, öğretim üyesiyiz, bakanız, senatörüz, iş alanında iş vererek istihdam yaratıyoruz. Tüm sıkıntılara, zorluklara karşı çok şeyi başardık. Türkiye’yi de Almanya’yı da vatan kabul ettik. İki ülkeyi de birbirinden ayırmadık. Nasıl ki evlatlarımızı birbirinden ayırmadıysak, iki vatanı da anayurt olarak ayırmadık. Türkler arasında suç işleme oranlarına baktığınızda az rastlarsınız suç işleme, suç işletme, çevreye, aileye ve eğitime bağlı. Burada yaşayan göçmenlerden en çok uyum sağlayan yine Türklerdir. Bu belgeselde bunu da nakşettik. Türklerin bu kadar mücadeleci olup iki vatanı da kabul ettiğini önemseten bir belgesel oldu. Bu diziyi hem Alman televizyonlarında hem de Türk televizyonlarından hiçbir ücret talep etmiyoruz, bu eseri çoluğumuza çocuğumuza bırakmak için hazırladık. Bunu bir sosyal sorumluluk olarak kabul ediyoruz. Normalde Türk makamlarının yapması gereken sorumluluğu üstlendik.  Bu eserde hiçbir siyasi çıkar ilişkisi olmadığını, tamamen doğal yaşamın özetidir. Türkler tamamen barıştan, kardeşlikten, birlikten yana olduk. Bu kadar kapsamlı bir belgeselin Türkiye'den de bakış açısını yansıtmaya çalıştık “dedi.            
 
ha-ber.com/Orhan Önaldı
 
banner201

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner291

banner301

banner272

banner276

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir