banner216
Öne Çıkanlar Alman Almanya Galatasaray FETÖ Angela Merkel Berlin

ADD Berlin’de, Öğretmenler Günü kutlandı

Berlin-Brandenburg Atatürkçü Düşünce Derneği’nde 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlandı.

banner197
ADD Berlin’de, Öğretmenler Günü kutlandı
ADD Başkanı Olcay Başeğmez’in selamlama ve açılış konuşmasını yaptığı kutlamaya çok sayıda öğretmen ve davetli katıldı.



Kutlamaya konuşmacı olarak katılan emekli öğretmen Sevim Aydın, “24 Kasım 1928 günü Mustafa Kemal Atatürk’ ün Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği kabul ettiği gündür. 1981 yılında Atatürk’ün 100. Doğum yıldönümü öğretmenler günü olarak kutlanmaya karar verilmiştir” dedi. 



Kutlamanın konuşmacılarından emekli öğretmen İlter Gözkaya-Holzhey ise öğretmenlerin önemine dikkat çekerek şunları söyledi:



“Böyle bir günü bu dernekte kutlamanın kıvancını sizlerle paylaşmanın mutluluğunu yaşıyorum.
Öğretmen, öğrencilerinin yetişmesi için elinden kalemini, tebeşirini bırakmaz. Genç meslektaşlarım bugün gelişmiş teknolojiyi kullanıyorlar.
Öğretmen, yeni neslin kaderini, yolunu geleceğe çizer. Ana babadan sonra çocuğun örnek, ilham aldığı kişidir. Karanlığa düşmemesi için meşalesini yakar. Minicik beyinlere, bilgi ve ilmi akıtır, cehaleti bilim ile ezdirir.

Türkiye Cumhuriyeti’ni bilim ve akıl üzerine kuran Mustafa Kemal Atatürk, devleti dört sütuna oturttu. Mektep, iktisat, sanat, imar. İlk sütunda olan eğitim ve öğretimde en önemli sorumluluk öğretmenlere düşüyordu.

Bunun bilinciyle, 1923 yılında Avrupa’ya gönderdiği öğrencilere çektiği telgrafta, “sizleri bir kıvılcım olarak yolluyorum, alev olarak geri dönmelisiniz”, diye yazdı.
Bundan önce, “cahillikle savaş düşmanla savaştan daha az önemli değildir”, diyerek 1921 yılında cepheden Ankara’ya geldi. Yapılan Maarif Kongresi’nde öğretmenlere şu konuşmayı yaptı:



“İstikbal için hazırlanan vatan evlatlarına, hiçbir zorluk karşısında teslim olmayarak, sabırla metanetle çalışmalarını, ebeveynine de yavrularının tahsili için hiçbir fedakârlıktan kaçınmamalarını tavsiye ederim.
Silahıyla olduğu gibi dimağıyla da mücadele mecburiyetinde olan milletimizin, birincisinde gösterdiği kudreti ikincisinde de göstereceğine asla şüphem yoktur.
Bu görev sizlere, öğretmenlere düşüyor. Hükümetimizin siz öğretmenlerin refahını temin edemediğini biliyorum. Fakat, milletimizi yetiştirmek gibi mukaddes vazifeyi yerine getirirken, metanetle yürüyeceğinizden şüphem yoktur.
Vazifeniz pek mühim ve hayatidir.
Muvaffak olmanızı cenab-ı hakk’tan temenni ederim.”

Bu önemli günde, 1 Kasım 1928 tarihinde gerçekleştirildiği Harf Devrimi, aynı yıl 24 Kasım’da yurtta başlattığı okuma-yazma seferberliğini hatırlatmalıyız. Her yurttaş kadın erkek, hamal, işçi, sandalcı öğrenmeliydi. Bilen bilmeyene öğretmeliydi. Arapça yazılırken ancak saray çevresi okur yazar iken, on yılda milyonlar okuma yazma öğrendi. Lâtince yazılınca Türkçe’yi bilhassa dil bilimci, yazar yabancılar da kolay öğrendi.

Çocuklar dahi ana babalarına öğrettiler, her yere, köy kıraathanelere, parklara kara tahta konmuştu. Atatürk kendisi de okuma yazma öğretti, Millet Mektepleri Baş Muallimliği ünvanı hak ederek verildi.



Yurtdışına gönderdiği öğrenciler geri dönerek, büyük çabayla reformları yaydılar. Nazi Almanya’sından Türkiye’ye sığınan bilim insanlarından faydalandı. Yurtdışında tahsil gören öğrencilerden biri olan İsmail Hakkı Tonguç, Hasan Ali Yücel Maarif Bakanı iken Dünyada toplumsal kalkınma ve değişim için çağdaş öğretim kurumu olan Köy Enstitülerini kurdu. 

1940 – 1954 yılları arasında 17.251 (1308 kadın) köy öğretmeni yetiştirmiştir. Ülkede umuda, sönmez aydınlığa kapılarını açmıştır. Köy Enstitüleri kapanmasaydı bugün görülen büyük şehirlere göç yığını olmazdı. Sonra Öğretmen Okulları benzeri olarak devam etmesi bir teselliydi. Fakat kız öğrenciler erkek öğrencilerden ayrı okullara gidiyordu.

Türkiye’de Erciş/Van ve Şerefli Koçhisar/Ankara Yatılı Bölge okullarında geçirdiğim sekiz yılda ve Berlin Lynar İlkokulu’nda çalıştığım otuziki yılda her zaman Atatürk şimdi, şu anda yanımda olsa ne derdi ne yapardı, sorusunu sormak benim yaşam prensibim olmuştur. Türkiye’de neler yapılması gerektiğini sıralamayı Sevim arkadaşıma bırakıyorum.

Almanya’da elbette öğrencilerin Türkçe ve Almanya’yı iyi öğrenmelerini isterdi. Topluma her konuda katılın, her meslekte bulunun, gençleri öğretmen ve eğitmen olmaları yolunda teşvik edin.

Okul-öğretmen-öğrenci konularını yıl boyunca gündemde tutmak, eğitim politikasına karışmak için Alman siyasi partilere üye olmakla mümkün olur. 



Önyargıların etkisinde kalmadan Türk olduğunuz için gurur duyun. 
Okul öncesi üç altı yaş arası eğitimine önem vermemizi, isterdi. Zaman kalırsa, uyguladığım bir projeden bahsederim (Eingansstufe).

Bilimsel ve teknolojik verilerden sonuna kadar yararlanın. Ulusların kaderi eğitim ve öğretime sıkı sıkıya bağlıdır. Küresel ısınma ve ekolojik tartışmalarına uzak kalmayın, derdi.
Berlin ADD gibi anlamlı böyle bir dernekte bana konuşmamı sunma imkânı veren Başkan Olcay Bey ve yönetimde arkadaşlarına teşekkür ediyorum.

Kâzım Aydın, gibi kendi öğretmen olmadığı halde eğitim-öğretimde her zaman her fırsatta sermayesi emeği olan öğretmenleri desteklediği için, yıllarca Okul Aile Veliler Derneğinde özveri ile gönüllü çalıştığı için de ayrıca teşekkürü bir borç bilirim.

Cumhuriyet öğretmenlerden “fikri, vicdanı, irfanı hür nesiller ister.”



Başta Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere aramızdan ayrılanları rahmet, özlem ve saygı ile anıyorum. Her iki ülkenin zenginlik kaynağı olan öğretmenlerimizin bu anlamlı günlerini kutlarım."

ha-ber.com/Orhan Önaldı
banner201

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner291

banner301

banner272

banner276

banner274

banner275

banner302

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir