banner216
Yeni bir bin yıla girerken dünya da demokrasinin, adaletin, hakça paylaşımın daha da gelişeceğini umuyordu insanlık… Bin yılın daha ilk çeyreğini bile doldurmadan insanlık açısında büyük bir hayal kırıklığı ve umutsuzluk yaşanıyor. Demokrasinin tıkanmışlığı, seküler devletlerde ırkçılığın yükselişi, Medeniyetler İttifakı yalanı ile dinselliğin gelişimi büyük bir gerilemeyi beraberinde getiriyor; dünya kısır döngüden kurtulamıyor.

Türkiye bunun neresinde, nereye gidiyor?

Dünyanın gelişmiş ülkeleri ortaçağ karanlığını geride bırakıp, aydınlanmanın önünü açmış; Gerçi Avrupa da yirminci asrın ilk yarısında faşizmin doruklarında, milyonlarca insan katlediliyor ama sonunda hızla demokrasiye geçmeyi de başarabiliyor.

Gelişmiş ülkelerin gelişmişliklerini sağlayan en önemli temel dayanak, ülkelerin sosyopolitik yapılarına göre ırkçılıktan, dogmatizmden uzaklaşıp ULUS-DEVLET modeline geçmeleridir ve her şeye rağmen Ulus-Devlet, Neo-liberalizmin ekonomik buhran yaratmasına, geri kalmış ülkelerdeki açlığa rağmen bugün dünya da geçerliliğini korumaktadır. 

Ulus-Devlet’ten ne anlıyoruz?

Kendi kaderini tayin edebilen, devlet olmayı başarabilmiş aynı coğrafyayı paylaşan etnik varlık. Fransız Devrimi ile somutlaşır, o zaman da diğer taraftan da feodaliteden kapitalizme doğru geçiş olur.

Türkiye’nin de kendine özgü Ulus-Devlet olma devrimi 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet’in ilanı ile gerçekleşir. Cumhuriyet ile toplumsal sınıf bilincinin oluşması ve gelişmesi sağlanacaktır.

Ulus-Devlet demek kendi ülken de laikliğin, demokrasinin, insan haklarının gelişmesi demek, yaşanılan çağın öncü toplumu olmak demek.

Gelişmiş ülkelerde emeğin ve insan haklarının mücadelesini veren sınıf ile dayanışmada bulunulacaksa, ülkenizde Ulus-Devlet’i savunmalısınız; Başaramazsanız, zengin ülkelerin diğer bir özelliği olan sömürgecisi olmaktan kurtulamazsınız.

Zengin ülkelerin Ulus-Devlet özelliği nasıl ırkçılık içermiyorsa, Türkiye’nin yolunu 95 yıl önce seçtiği Cumhuriyet ile Ulus-Devlet olma yolu da ırkçılık içermez. Esasen toplumsal yapısı gereği Türkiye’de ırkçılık çıkmaz. Çünkü din-tarım toplumu olan geçmişinden çıksa çıksa ümmetçilik çıkar.

Cumhuriyet ile yerleşmesi hedeflenen toplumsal bilinç için okullarda, Andımız’’ okunuyordu…

Ulus-devlet bilincini geliştirmek için okunuyordu, kimse kimseyi kandırmasın, ırkçılık falan hikâye. 

Köy Enstitüleri’ni de saldıra saldıra kapattırdınız.

Tarihte büyük imparatorluklar kuruldu, hepsi de yıkıldı, Osmanlı da büyük imparatorluktu, Osmanlı da yıkıldı. İmparatorlukları geri getirmek mümkün değil, o dönem kapandı, neyin peşindesiniz?

Atatürk’ün Cumhuriyeti’ni anlamak, özümsemek anlatmak her bir yurttaşın ödevidir; Laiklik için, demokrasi için, adalet için! Aydınlığa giden yolu Atatürk’ün Cumhuriyeti gösteriyor.

Zekeriye Uçar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner291

banner301

banner272

banner276

banner274

banner275

banner302

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir