banner269
Son yıllarda çocuk taciz ve tecavüzleri, kadın cinayetleri almış başını gidiyor.

Türkiye’de ve dünyada hemen hemen her gün savunmasız, suçsuz masum çocuklara ve kadınlara yönelik bir şiddet, bir cinayet ya da vahşi bir tecavüz haberi duymaksızın gün geçmiyor. 

Resmen tüyler ürpertici bu haberlerle sarsılıyoruz. Genç, yaşlı, evli, bekar, yerli yabancı fark etmiyor, herkes bundan bu acımasız şiddetten bir türlü nasibini alıyor.

Hele de en acısı şu, son günlerde kaybolup cesetleri bulunan tecavüze uğramış zavallı çocuklardı. 
Çocuğa kötü muamele denince aklımıza ilk gelen şeyler fiziksel, seksüel ve psikolojik açıdan çocuk istismarıdır. 18 yaşından küçük olanları ihmal de bu kategoriye girer. Bu her ne kadar dehşet bir şey de olsa tüm toplumlarda, Avrupa’nın birçok ülkesinde, Batı toplumlarında bile olan bir şey. Çocukların, tacize, tecavüze uğraması hatta dünya sağlık teşkilatının verilerine göre küresel bir problem. 

Birçok taciz olayında çocuğun yetişmesinden sorumlu kişi ya da kişilerin psikolojik rahatsızlığı, alkol ya da uyuşturucu bağımlısı, sabıkalı olması, hapiste yatması, aile içi şiddet ya da bu kişilerin ayrılmış ailelerden olması önemli rol oynar.
Ağır taciz ve tecavüz olayları ortaya çıkarken, çocuk koruma kurumları tarafından bilinirken, bazen yıllarca süren cinsel istismar ve sapıklıklar gizli kalıp gün ışığına çıkmayabiliyor.

Bu endişe verici, tüyler ürpertici gelişme artık Avrupa’da çok ciddiye alınıyor ve bir dizi önlemler kataloğu hazırlanıyor. Uzmanlar ve yetkililer alışagelmiş önlemlerin yetmediğini görüp çocukları korumak, tacizleri ve tecavüzleri önlemek için taleplerini en yüksek perdeden dile getiriyorlar. 

Dünya sağlık teşkilatının (WHO) Avrupa ayağı çocukların hayatlarını çalan, karartan tecavüz olaylarının önlenmesine çok önem veriyor ama olayları da tam önleyemiyorlar.

Bu konuda Politikacılara, karar verici devlet kurumlarına, Sivil Toplum Teşkilatlarına işin pratiğinde olanlara ve aktivistlere önemli görevler düşüyor.

Çocuk tecavüzlerinden dolayı Avrupa’da her yıl 15 yaşın altında olan ve ölüm nedeni hepsinde tecavüz gösterilmese de 850 çocuk ölüyormuş. Çocukların yüzde 13’e yakını tacize ya da tecavüze uğruyormuş. Bunların yüzde 8’i kız, yaklaşık yüzde 5’i de erkek çocuklarıymış. Bu çok büyük bir rakam.

Dünyada tecavüz ve taciz olaylarının, kadına karşı şiddet ve cinsel saldırıların en çok yaşandığı 10 ülke şunlarmış:
1.Etiyopya, 2. Hindistan, 3.Kanada, 4. İsveç, 5. Sri Lanka, 6. Güney Afrika, 7. Fransa, 8. ABD, 9. Almanya, 10. İngiltere (Kaynak Haber Self). Bu ülkelerin çoğu batılı, medeni, refahın yüksek olduğu ülkeler. Teknoloji ilerlerken insanlık geriliyor gibi geliyor bana. Avrupa’daki örf ve adetler şark toplumlarından çok farklı.

Örneğin ister kadın ister erkek ister Alman ister Türkiyeli olsun burada tanımadığınız bir çocuğu sevmek isteseniz onun saçını okşamanız, sarılmanız hiç hoş karşılanmaz. Hele hele öpmek cinsel taciz olarak anlaşılır. Bırakın Almanların çocuklarını sokaktaki köpeğini bile sevmeniz yadırganır. 

Buna rağmen buralarda bu kadar tacizi, tecavüzü anlamakta zorluk çekiyor insan. Avrupa’daki sanayi toplumları bireyselliği ön plana çıkaran toplumlardır. Bunun iyi yanları elbette vardır ama insanlar müthiş yalnızlar burada. Anonim bir yaşam var. Türkiye’deki sosyal kontrollü, mahalle baskılı yaşamın tam tersi yani. 

Bir Alman arkadaşım anlatmıştı bana İskandinavya’da yeni doğan ya da doğum günü olan çocuklara anne, baba ya da yakınları hediye olarak müzik aleti hediye ederlermiş nedenimde devamlı kapalı hava, evde kalma ve sıkıntılı komşuluk ilişkileriymiş. Yani burada kimse kimsenin ne yaptığını fazla bilmez. Onca sosyal faaliyete rağmen genelde hep evdedirler.  Almanlar ve evleri kutsaldır. Kapı önünde sokakta uzun uzun sohbet ederler ama randevusuz, plansız evlerine çaya, kahveye kimseyi davet etmezler. 

Ben yalnızlığın insanlar-kişiler arası iletişimde önemli bir rol oynadığına inanıyorum. Evet yalnızlık evrensel bir olgudur ve her yalnız insan şu olacak diye bir kural kavram yoktur ama bu yalnızlık düzeyi travmatik boyutlara ulaşmışsa, kişi demokratik bir aile ortamında yetişmemiş, kişisel bozuklukları varsa, asosyal ise o birey cinsellikle ilgili ihtiyaçlarını gidermede zorlanıyor ya da beceremiyorsa kendisine göre daha “güçsüz, savunmasız” küçük insanlara, çocuklara ya da karşı cins bayanlara yönelebilir, taciz y ada tecavüz eylemlerine başvurabilir. Bunu yapılan araştırmalar söylüyor ve bu şimdi söylediklerim ilk etapta Avrupalıların bir bölümü ruh hastaları için geçerlidir, bilmenizi isterim. 

Türkiye’ye dönüp bakacak olursak durum daha da kötü. Kendisine Müslümanım diyen insanların vakıflarında toplu tecavüzler yaşanıyor hem de erkek çocuklarına.

Bu son cinayetle biten çocuk tecavüz olayları kadar duyarsız, tepkisiz kalan toplumun hali de yürekler acısı. Toplumsal tepki eşittir linç olamaz. Çünkü İnsanlar konuya olan duyarlılığını yitirmiş durumdalar. En dehşet tecavüz olayının bile üzerinden birkaç gün geçince çok şey unutulup gidiyor.

Bilişim çağında yaşıyoruz evet ama internet kültürünü iyi anlamak onu iyi kullanmak lazım. Bilgiye ulaşırken şiddetin sarmalına da düşebiliyor insanlar. Özellikle çocuklarımızı internette çok sakıncalı şiddet oyunlarından uzak tutmalıyız.
İnternette de cinsel şiddet var biliyoruz oradan da insan ilerde davranışlarına yansıyacak her kötü şeyi rahatça dört duvarı arasında kimse tarafından rahatsız edilmeden öğrenebilir.

Öyle ya da böyle çocuklarınızla parka giderken, sokağa çıkarken, onları yurtlara yazdırırken, komşularınıza, akrabalarınıza, arkadaşlarına bırakırken iyi düşünün.   

Şiddet ve cinsel saldırganlık asla günlük yaşamımızın bir parçası olmamalıdır.
Tecavüz ve Tacizin azalması kaybolması için devleti yönetenlerin bu konudaki açıklamaları, kullandıkları dil de son derece önemlidir. Siz “kadın herkesin içinde kahkaha atamaz, mini şort giymeseydi, hamile kadın sokakta dolaşamaz, kızın rızası var, örtüsüz kadın ya satılıktır ya da kiralıktır, kadın ve erkeğin eşit olması fıtrata ters derseniz’’ kızları, kadınları hatta çocukları hedef tahtası haline getirirseniz olmaz.

Devlet bu sapıklara, canilere karşı kesinlikle acımamalı hukuk kuralları içerisinde en ağır cezaları vermeli, afla filan asla salıvermemelidir. Buna paralel olarak taciz, tecavüz ve cinsellik konusunda halkın mutlaka bilinçlendirilmesi gerekiyor. Buna okullarda bir eğitim programıyla başlanabilir.

Taciz, tecavüz, cinsel şiddetin birçok biçimi vardır. Ne yazık ki yaşanılan birçok tecavüz olayı taciz düzeyine indirgenip tecavüzcünün suçu hafifletilmekte bu da diğerlerini cesaretlendirmektedir. 

Sabi çocuklara cinsel tacize ve kadın cinayetlerine bir kez daha HAYIR diyor, suçluların en ciddi biçimde cezalandırılmasını talep ediyoruz !

Aşk ile
Mehmet Tanlı

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner291

banner272

banner276

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir