banner216
Öne Çıkanlar Afgan Alexis Çipras standart istihbarat servisleri fuar mest

TGD'den ''aile birleşimi'' eğitimi

Almanya Türk Toplumu Genel Başkanı Kenan Kolat, ''aile birleşimi'' ile Almanya'ya gidecek eşlere, entegrasyonlarını sağlamak amacıyla Türkiye'nin birçok ilinde ücretsiz eğitim verdiklerini söyledi

banner197
TGD'den ''aile birleşimi'' eğitimi

 

 

TGD'den ''aile birleşimi'' eğitimi

Almanya Türk Toplumu Genel Başkanı Kenan Kolat, ''aile birleşimi'' ile Almanya'ya gidecek eşlere, entegrasyonlarını sağlamak amacıyla Türkiye'nin birçok ilinde ücretsiz eğitim verdiklerini söyledi

Kolat, aile birleşimi kapsamında Almanya'ya gidecek Türklere bu ülkenin sosyal, kültürel ve siyasi yapısıyla ilgili bilgiler verdiklerini belirterek, Türkiye'nin bütün illerini kapsayan eğitim çalışmalarını anlattı.

Türk vatandaşlarına bir haftada 30 saatlik kurs verdiklerini ifade eden Kolat, ''Yasa gereği eşlerinin yanına gidip Almanca öğrenmek zorunda olan vatandaşlarımıza eğitim hizmeti veriyoruz. Türkiye'de Gaziantep, Konya, Adana, Mersin, Kırşehir, Urfa, Kayseri gibi birçok ilde verdiğimiz kurslarda, Almanya'nın coğrafi ve genel yapısı, kurumları, ülkedeki hak ve yasalar, meslek ve eğitim olanaklarıyla ilgili konuları vatandaşlarımıza anlatıyoruz. Bu eğitimin çok yararlı olduğunu görüyoruz. Keşke Almanya'ya gidecek olanlar için bilgilendirici eğitimler zamanında İş ve İşçi Bulma Kurumu'nda yapılmış olsaydı da, o dönemlerde Almanya'ya giden insanlar bilgisiz gitmemiş olsalardı'' diye konuştu.

Almanya'ya giden insanlara yardım etmek ve yanlış bilgi sahibi olmalarını önlemek amacıyla 2009'da eğitim çalışmasına başladıklarını dile getiren Kolat, şöyle devam etti:

''Türkiye'nin her tarafında eğitimlerimizi yapıyoruz. Daha çok Güneydoğu Anadolu ve Orta Anadolu'da kurslarımızı gerçekleştiriyoruz. Çünkü o bölgedeki vatandaşlar daha büyük sorunlarla karşılaşıyorlar. Konya, Gaziantep, Kırşehir, Nevşehir, Mersin gibi illerimizde de Almanca kurslarına giderek, aile birleşimiyle Almanya'ya gidecek olanları buluyoruz. Onlara bir grup oluşturuyoruz. Hocalarımız Almanya'dan geliyor, bir hafta boyunca vatandaşlarımıza ders veriyor. Derslerimizde Almanya'daki devlet yapısını, kanunları, eğitim ve iş olanaklarını, devletin hizmetlerini vatandaşlara öğretiyoruz. Kursa katılanların yeme-içme masraflarını da karşılıyoruz. Bunların finansmanını Almanya'dan sağlıyoruz. Aile birleşimi çerçevesinde 2011'den bu yana 7 bin 500 civarında Türk vatandaşı, Türkiye'den Almanya'ya gitti. Sivil toplum örgütümüz de aile birleşimi çerçevesinde Almanya'ya gidecek olan yılda yaklaşık 300 kişiye eğitim hizmeti sundu. 3 yıl boyunca eğitim hizmetimizden yararlanan Türklerin sayısı 1100'e ulaştı.''

Eğitimleri ücretsiz verdiklerini belirten Kolat, kurs eğitimlerini AB entegrasyon fonu ve Almanya Federal İçişleri Bakanlığı kaynaklarıyla finanse ettiklerini vurguladı.

''Yasa, protokol anlaşmasına aykırı''

Almanya'da 2007'de çıkarılan Yabancılar Oturma Yasası'nda, aile birleşimiyle Almanya'ya gidecek Türklere genel olarak Almanca'yı konuşma zorunluluğu getirildiğini ifade eden Kolat, bu yasanın Türkiye-AB arasında 1963'te imzalanan protokol anlaşmasına aykırı olduğunu savundu.

Kolat, şu açıklamalarda bulundu:

''Yabancılar Oturma Yasası'nda aile birleşimiyle ilgili maddeler var. Almanya'ya aile birleşimiyle gitmeden önce basit derece Almanca bilmek gerekiyor. Bu durumun Türkiye-AB ortaklık sözleşmesine aykırı olduğu açıktır. Sanki Türkiye'ye karşı çıkartılmış bir kanun. Bu çerçevede de eşlere Almanya'ya gitmeden önce Almanca konuşma şartı getiriliyor. Ancak bu durum AB vatandaşlarına ve Almanya'ya 3 ay vizesiz girebilen (Amerika, İsrail vb.) ülke vatandaşlarının eşlerine zorunlu değil. Dolayısıyla Almanya'ya 3 ay vizesiz girebilen Amerikalı bir vatandaşın eşi, Almanca testine tabi tutulmaktan muaf olabiliyor. Bu durum ayrımcılıktır. Almanca zorunluluğu getireceğine, bizim verdiğimiz gibi Almanya'ya gidecek eşlerin o ülkeyle ilgili bilgi almasını sağlayın. Bu önerimizi de Meclis'te sunmuştum. Ayrıca yasanın Türkiye-AB ortaklık sözleşmesine aykırı olduğu, Meclis'in dışında bağımsız çalışan Almanya Federal Meclisi Uzmanlık Kurulu'nun hazırladığı 20 sayfalık raporda da belirtilmiştir. Almanca öğrenme zorunluluğuna karşı Avrupa Adalet Divanı'nda açılmış birçok dava var ve bunlar devam ediyor.''

''İslam karşıtlığı ırkçılığın bir boyutu''

Almanya'da dinsel ayrımcılık olduğunu savunan Kolat, sözlerine şöyle devam etti:

''Almanya'da İslam üç boyutlu ele alınıyor. Bunların içinde de en önemli konulardan bir tanesinin İslam düşmanlığı olduğunu düşünüyoruz. İslam düşmanlığının Almanya'da temel ırkçılık rejimiyle bağlantılı olduğunu görüyoruz. Yani İslam karşıtlığı, Yahudi karşıtlığı, onun dışında yaşlılara karşı ayrımcılık. Bütün bunlar ırkçılığın değişik yüzleri. Aslında İslam karşıtlığı ırkçılığın bir boyutu. Biz bunu özellikle İslam formatında ele almak istiyoruz. Burada anti-semitizmle çok büyük benzerlikler var. İslamofobi'ye karşı da Alman Federal İçişleri Bakanlığı'yla birlikte kasım ayında bir konferans yapmayı planlıyoruz. Konferansı biz düzenleyeceğiz.''

Avrupa'da kurumsal ırkçılığın da arttığını dile getiren Kolat, ''Avrupa'da ırkçı eğilimler ve ırkçı partilerin seçim başarılarına bakıldığında (Fransa, Hollanda, İsveç, Danimarka vb.), her tarafta ırkçılığın yükseldiğini görüyoruz. Ama umuyorum ki bu eğilimlere, ülkedeki demokratik kesimler bir tepki gösterecektir'' dedi.

ha-ber.com 

banner201

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner291

banner272

banner276

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir