banner269
Öne Çıkanlar Almanya ABD Berlin Türkiye PKK CHP

''Fethullah hareketi Scientologie gibi tarikat''

Almanya'nın en ciddi haftalık siyasi dergilerinden ''Der Spiegel'' dünyada, Türkiye'de ve son yıllarda Almanya'da gücünü gösteren ve mürit sayısını artıran Fethullah Gülen cemaatine geniş yer ayırdı

banner197
''Fethullah hareketi Scientologie gibi tarikat''

 

 

''Fethullah hareketi Scientologie gibi tarikat''

Almanya’nın en ciddi haftalık siyasi dergilerinden ‘’Der Spiegel’’ dünyada, Türkiye’de ve son yıllarda Almanya’da gücünü gösteren ve mürit sayısını artıran Fethullah Gülen cemaatine geniş yer ayırdı.

 

‘’Der Pate (AĞABABASI) - Fethullah Gülen kendisini İslam Gandisi olarak tanımlıyor’ başlıklı verilen habere göre , Marburg Üniversitesin’de Alman İslambilimci Ursula Spuler- Stegemann, Fethullah Gülen hareketini ‘Almanya’daki en önemli ve tehlikeli İslamcı bir hareket ’ olarak görüyor. 

Eğitim örgütleriyle Fethullahçıların ‘gizli ettifakının’ sorgulandığı haberde, cemaat taraftarlarının 140 ülkede okullar açtığı, banka, medya, klinik, sigorta şirketleri ve üniversite açtıkları belirtilen haberde, hareketin örgütlenme bakımından  scientologie tarikatına benzeteliyor.

 Cemaatin dünyanın her yerinde önemli bir etki gücünün olduğu belirtilen haberde,  Almanya’da Berlin Üniversitesi’nde düzenlenen  Kültür Olimpiyatlarının cemaat taraftarları ve cemaate yakın işadamları tarafından finanse edildiği belirtilen haberde Işık Evlerinin gençlere eğitim ve barınma sorunlarından hareketle yaklaştığı ve Almanya’da da sürekli yeni yandaşlar kazandığı belirtildi. 

Fethullah Gülen hareketinin İslamcı ve Batı düşmanı olduğu belirtilen ve cemaatten ayrılanlardan bazılarının görüşüne yer verilen haberde, cemaatin katı ve hiyerarşik bir biçimde örgütlendiği ve ‘Hüzmet düsturları’ anlayışı ile katı bir örgütlenmeye dikkat çekiliyor. 

Gülen’nin geçmişteki yaşantı ve görüşlerinden ABD’deki günlerine kadar geniş bir dökümün sunulduğu haberde, cemaatten ayrılanlarin anlattıklarına dayanarak, bazı Işık Evlerinde barınan gençlerin televizyon izlemelerinin yasak olduğu, sadece cemaat içinde evliliğe sıcak bakıldığı, belirli kitapların okunmasına izin verildiği, Charles Darwin ya da Jean Paul Sarte gibi farklı düşünen idelogların kitaplarının ise okunmasının yasaklandığı belirtiliyor. 

Der Spiegel “cemaat”in her türlü saydamlıktan uzak ve gizlideki yüzüyle de korkutucu niteliğini tartışmaya açarken, kendisini dinler arası barış ve hoşgörünün egemenliğinde bir hizmet hareketi olarak tanıtan “Fethullahçılar”ın, karşıtlarınca gizlilik içinde çalışan aşırı muhafazakâr bir gizli ittifak olarak görüldüğüne işaret ediyor. . Dergide, Almanya’daki Fethullahçı “öğrenim ve ticaret kurumlarının” da dökümü verilirken Almanya’da Berlin’de faaliyet gösteren ‘’Kültürlerarası Diyalog Forumu (FID) ile www.deutsch-türkischenachrichten.de adlı internet adresinin Fethullah yandaşı kişiler  tarafından kurulduğuna dikkat çekiliyor.

Haberde ayrıca Almanya’da ‘Diyalog Derneği’ adı altında faaliyet gösteren 15 derneğin ve FİD adlı forumun Almanya’da konferanslar düzenlediği  din adamları, bilimadamlarını, imamları,  bu çerçevede Türkiye’ye davet ettikleri kaydedildi. 

‘’FETHULLAH HAREKETİ, GİZLİ KATOLİK  ‘OPUS DEİ ‘İLE PARALEL BİR HAREKET’’ 

Sosyolog Martin van Bruinessen dergiye yaptığı açıklamada, Fethullah hareketinin gizli Katolik ‘Opus Dei’ örgütü arasında paralellik bulunduğuna dikkat çekerken, Amerikan tarihçi ve Yakın Doğu uzmanı Michael Rubin Gülen’i İran devriminin lideri Ayetullah Humeyni’ye benzetiyor. 

Haberde bazı Amerikalı diplomatların görüşüne yer vererek, cemaatin Türkiye’de ticaret ve ekonominin yanı sıra politikada da etkin ve etkili oldukları belirtiliyor. 

‘’ALMAN KAMUOYU FETHULLAH CEMAATİ ÜZERİNE ÇOK AZ BİLGİ SAHİBİ’’ 

Almanya’da son yıllarda İslam konusunun sıklıkla işlendiği, İslam konferanslarının düzenlendiği ve uyum konusu üzerine birçok araştırma projesinin bilindiğini ancak Fethullah Gülen cemaati üzerine kamuoyunun hemen hemen hiç bilgi sahibi olmadığı belirtilen haberde, Marburg Üniversitesi’nde İslambilimci Ursula Spuler-Stegemann’a göre, Almanya’da cemaat her yerde.

Dünyaca ünlü Harvard Üniversitesi iktisat politikası  profesörü Dani Rodrik’in “Bu hareket boğazına kadar kirli işlerin içine batmıştır” sözleri haberde öne çıkarken, Zaman gazetesinin eski Avrupa Genel Yayın Müdürü Mahmut Çebi’nin cemaate yönelik tüm suçlamaları reddettiği kaydedildi.

 ‘CEMAAT BİR MAFYADIR’ 

Profesör Dani Rodik, Zaman gazetesi ve cemaate ilişkin ‘’ Zaman gazetesi, bu mafyayı yalan, sahtecilik ve manipilasyonlarla  desteklemektedir” sözleri haberde dikkat çekiyor. 

Gülen cemaatinin büyük gücünün sadece Türkiye değil artık Almanya’da da açıkça görüldüğünü ifade eden  Der Spiegel, Gülen hareketinin Almanya’daki “yüzü” olarak tanımlanan Berlin’deki “Diyalog Derneği” FID’nin 31 yaşındaki Başkanı Ercan Karakoyun’un portresini, “söylenenlerle gerçeklerin çeliştiğine” dair örneklerle veriyor. 

Haberde ayrıca, FİD’in Danışma Kurulunda eski Federal Meclis Başkanı Rita Süssmuth (CDU) olduğu, Hessen eyaleti Adalet Bakanı Jörg Uwe Hahn (FDP),  Federal Meclis Dışilişkiler Komisyonu Başkanı Ruprecht Polenz (CDU), Berlin eyaletinin eski İçişleri Bakanı Ehrhart Körting’in (SPD) ise  Gülen cemaatinin davetlerini ve konferanslarına sıklıkla davet edildiği belirtiliyor. 

Haberde ayrıca Serkan Öz adlı kişinin cemaat içerisinde yer aldığını ancak daha sonra cemaaten ayrıldığı belirtiliyor. Öz, dergiye verdiği demecinde Işık Evlerinde kaldığını ve bu evlerinde kalan öğrencilerin ‘cezaevlerindeki gibi kontrol edildiğini’ ifade etti. 

‘’AKP’DE GÜLEN CEMAATİNİN ETKİSİ’ 

2002 yılında  Başbakan Erdoğan’ın seçilmesinde cemaatin önemli etkisinin olduğu belirtilen haberde, AKP ile Fethullah Gülen hareketi arasındaki ‘stratejik birlikteliğe’ dikkat çekiliyor.

Amerikalı diplomatlardan alınan bilgiye göre 2004 yılındaki AKP milletvekillerinden beşte birinin Gülen cemaatine yakın kişilerden oluştuğu ve Fethullahçı polislerin yüzde 80’ninin seçimlerden sonra pozisyonlarını yükseltikleri belirtiliyor. 

Haberde ABD’nin eski Büyükelçisi James Jeffrey’in 2009 yılında yazdığı bir kriptoda Fethullah Gülen hareketinin, Türk hükümetinin kontrolü ele geçirdiğini belirten görüşüne yer veriliyor. 

Haberde , Erzincan eski Cumhuriyet Başsavcısı ve CHP İstanbul Milletvekili İlhan Cihaner’in başsavcısı olarak görev yaptığı sırada cemaat içindeki illegal para tiraceti ile ilgili soruşturma yürüttüğü sırada hükümetin baskısıyla 2010 yılında tutuklandiği belirtiliyor. Haberde, Cihaner’in ‘Ergenekon’ örgütüne üyelik ve resmi belgede sahtecilikle suçlandığı ancak daha sonra ‘delil yetersizliğinden’ beraat ettiği belirtildi.

Cihaner’in ‘’Kim Gülen cemaati ile uğraşırsa, ortadan kaldırılıyor’  şeklindeki görüşüne de yer verildi. 

Haberde ,  gazeteci Ahmet Şık’ın ‘İmamın Ordusu’ adını vereceği ancak 'Dokunan Yanar' başlığıyla internette yayınlanan kitap taslağınının  ortaya çıkması, elindeki  kitap taslağı nedeniyle gazetedeki odasına polis tarafından baskın yapıldığı ve Ergenekon üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandığına da dikkat çekildi. 

Haberde ayrıca eski polis şefi  ve geçmişte Fethullahçılara yakınlığıyla bilinen  Hanefi Avcı’nın yazdığı kitabında emniyet içindeki Fethullahçı polislerin , cemaate karşı olanların telefonlarının ‘illegal dinlendiğini’ ve ‘Ergenekon davasını manüpüle etmek’ iddiasıyla  tutuklandığı belirtildi. 

Haberde, Avcı’nın tutuklanmasındaki arka planın Gülen cemaatinin olduğunun ise kanıtlanamadığı ifade edildi.

 

ha-ber.com 

banner201

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner291

banner301

banner272

banner276

banner274

banner275

banner302

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir