banner216
Öne Çıkanlar Almanya Berlin Türkiye FETÖ terör Suriye

Çavuşoğlu, Merkel'in Erdoğan'ı davet ettiğini yineledi

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Başbakan Merkel'in 24 Haziran seçimlerinden sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Almanya'ya davet ettiğini yineledi.

banner197
Çavuşoğlu, Merkel'in Erdoğan'ı davet ettiğini yineledi
Çavuşoğlu, Merkel'in Erdoğan'ı davet ettiğini yineledi

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Başbakan Merkel'in 24 Haziran seçimlerinden sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Almanya'ya davet ettiğini yineledi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı davet ettiğini, bunun gayet doğal olduğunu ve bu davetin Türkiye'de seçim kararından önce gerçekleştiğini yineledi.

Bakan Çavuşoğlu, canlı yayın konuğu olduğu A Haber'de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

Almanya Başbakanı Merkel'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Almanya'ya davet ettiğine ilişkin basında çıkan haberlerin hatırlatılması üzerine Çavuşoğlu, bir şansölyenin, dışişleri bakanına elden davet mektubu vermeyeceğine dikkati çekerek "Olayın özü ne? Cumhurbaşkanımız, son telefon görüşmelerinde hem (Frank-Walter) Steinmeier ile hem Merkel ile yaptığı görüşmede, cumhurbaşkanımızın Almanya ziyareti görüşüldü ve Almanya'ya beklediklerini de söylediler. O zaman daha seçim kararı çıkmamıştı." dedi.

Kendisinin, Merkel'e, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın selamlarını ilettiğini anlatan Çavuşoğlu, "Kendisi de dedi ki; 'Seçimlerden sonra sayın cumhurbaşkanının ziyaretini planlayacağız, sayın cumhurbaşkanını bekliyoruz.' Ama resmi davet demedi. Dolayısıyla daha önce konuşulan konunun devamıdır. Bu da son derece doğaldır. Seçimlerden sonra sayın cumhurbaşkanının ziyaretini bekliyoruz demesi de bir başbakan için gayet doğaldır." diye konuştu.

Bu davet tartışmalarının arkasında başka bir boyut olmadığının altını çizen Çavuşoğlu, şunları kaydetti: 

"Başka bir boyut yoktur. Seçim için buradan bir prim toplamaya da çalışmıyoruz. Koskoca Türkiye, 'Almanya davet etti bak işte seçimlere faydası olacak' diye düşünmüyoruz. Bir taraftan seçim kampanyasını yürütürken, diğer taraftan devletimizin işlerini takip ediyoruz. Sonuçta seçim gelip geçecek. Seçim sonrası çalışmaları da planlamamız lazım. Bunların adımlarını da atıyoruz. Halkımızın huzuruna çıkmak önemli ama özellikle dış politikayla ilgili planlamalar, adımlar öncede atılır ki ziyaretler başarılı olsun, takvim önceden belirlenir, haydi son gün ben geliyorum olmaz. Sayın Merkel'in de gayet güzel şekilde 'sayın cumhurbaşkanının seçimlerden sonra ziyaretini bekliyoruz' demesi gayet doğal bir şey."

"ABD'nin F-35'i bize vermemesi için herhangi bir sebep yok"
Çavuşoğlu, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile 4 Haziran'da yapacakları görüşmede ana gündem maddesinin Suriye ile ilgili yol haritasının onaylanması olacağını kaydetti. 

ABD ile imzalanan F-35 savaş uçağı satın alma anlaşmasına ilişkin teslimat konusuna değinen Çavuşoğlu, bu konuda bir sıkıntı görmediklerini dile getirerek "Bugüne kadar Türkiye taahhütlerini yerine getirdi. Ödemelerini zamanında yaptı. Bu sadece F-35 uçak alımı değil. Bazı yedek parçaların üretimi dahil, kapsamlı bir anlaşma ve hukuki sağlam bir anlaşma. Bir tarafın kafasına esip de 'Ben bunu vermiyorum' diyeceği bir anlaşma değil." ifadelerini kullandı. 

Bu gibi konularda ABD Kongresinin yönetime bir esneklik tanıdığını belirten Çavuşoğlu, "ABD'nin F-35'i bize vermemesi için herhangi bir sebep yok. Suni sebeplerden böyle ciddi bir proje de iptal edilemez." dedi. 

"Türkiye alternatifsiz ya da çaresiz kalmaz" 
Çavuşoğlu, söz konusu savaş uçaklarının teslimatı gecikir ya da gerçekleşmezse Türkiye'nin başka pazarlara yönelebileceğini ifade ederek "En kötü senaryoya göre bizim ihtiyacımız varsa biz mutlaka başka müttefiklerimizden ya da başka ülkelerden almak için girişimde bulunuruz." diye konuştu. Rusya veya NATO üyesi başka bir ülkenin bu hususta alternatif olabileceğinin ve tek ülkeye bağlı kalmanın doğru olmayacağının altını çizen Çavuşoğlu, "Türkiye alternatifsiz ya da çaresiz kalmaz." dedi. 

Çavuşoğlu, S-400 konusunda ABD'den yaptırım kararına ilişkin, Kongre'den karar çıkmadan önce Rusya ile işlemlerin tamamlandığını hatırlatarak "Bir ülkenin 'ben istersem sen başkasından alırsın ama ben istemezsem hiçbir yerden alamazsın' anlayışını dayatması doğru değil. Artık Türkiye de böyle dayatmaları kabul etmiyor. Kabul etmesi de mümkün değil." ifadelerini kullandı. 

İki NATO üyesi ülke arasında böyle bir yaklaşımın doğru olmayacağını belirten Çavuşoğlu, F-35 ile ilgili teslimat olmaz veya bir taraf çekilirse sözleşmeye göre hukuki açıdan gerekli adımların atılacağını kaydetti. 

Suriye'deki yol haritası 
ABD ile ön mutabakat sağlanan yol haritasında Menbiç ile başlayan bir sürece işaret eden Çavuşoğlu, "Sadece Menbiç ile sınırlı değil ama önce Menbiç'ten başlayacağız. Menbiç'ten YPG çekilecek. Menbiç'te YPG'nin nereye gideceği şimdilik bizim sorunumuz değil." açıklamasında bulundu. 

Çavuşoğlu, YPG'nin kontrol ettiği şehirlere Menbiç modelinin uygulanmaya başlanacağını belirterek bunun asıl sorumluluğunun bölgeye YPG'nin yerleşmesine izin veren ABD'nin sorumluluğunda olduğunu söyledi. 

ABD ile belirlenen yol haritasında bu konuların hepsinin somut bir takvime bağlı şekilde belirtildiğini kaydederek mutabakat sağlanır sağlanmaz hazırlık çalışmalarına başlanacağını söyleyen Çavuşoğlu, hazırlık çalışmaları biter bitmez de uygulama safhasına geçileceğini kaydetti. Söz konusu uygulamanın diğer bölgeler için de bir umut olacağını kaydeden Çavuşoğlu, "Suriye'nin tüm Kuzeydoğu bölgesini istikrara bu şekilde kavuşturabiliriz." dedi. 

FETÖ’nün iade süreci ve İnce’nin iddiaları
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin FETÖ elebaşısının usulüne uygun biçimde ABD’den istenmediğine ilişkin iddialarına yönelik Çavuşoğlu, ana muhalefete siyasetin ciddi bir iş olduğu hatırlatmasında bulunarak “Özellikle ana muhalefetteysen en az iktidar kadar muhalefetin de sorumluluk hissetmesi lazım. Bizi herhangi bir ülkeden bir yetkili aradığı zaman biz bunu paylaşıyoruz. Dışişleri bakanı, dışişleri bakanını aradı. Savunma bakanı, savunma bakanını arar. Beni bir Amerikalı aradı. Böyle bir ciddiyetsizlik olabilir mi? Kim aradı? İnandırıcılığı olabilmesi için madem bir iddia ortaya atıyorsun somut şeylerle iddiaları doldur. Dolayısıyla, Sayın İnce’nin söyledikleri ciddiyetten ve inandırıcılıktan uzak. Seviyesiz. O nedenle alternatif bir cumhurbaşkanı adayı olmak istiyorsa biraz daha ciddi olması lazım. Güven vermesi lazım.” ifadelerini kullandı. 

İnce’nin söylediklerinin doğru olmadığının altını çizen Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Çünkü işin içinde biz de varız. Adalet Bakanlığımızın hazırladığı iddianameler, talepler, mahkeme kararları, ifadeler, deliller ne varsa biz bunları Washington Büyükelçiliğimiz aracılığıyla ABD Dışişleri Bakanlığı’na, Adalet Bakanlığı’na ve ilgili kurumlara ilettik. İlave gelen bilgi ve delilleri de iletiyoruz. Dolayısıyla ABD’den iade talebimiz hukuka uygundur, somuttur. Gerekçeleri de somuttur. O nedenle bu ‘Usulüne uygun yapılmadı’ demek iddiada bulunmak saçmalıktır. Ben o zaman şunu sorarım niye CHP’nin seçim beyannamesinde tek bir kelime dahi FETÖ yok. Neden yok? Bir kelime yok. Pekiyi herhalde FETÖ’den bir insan aramıştır Amerika’dan aradıysa."

"ABD ile ilişkilerimizi zedeleyen en önemli ikinci unsur"
FETÖ konusunu, diğer hukuki konularla ABD ile kurulan 3 çalışma grubu içinde ele aldıklarını ifade eden Çavuşoğlu, "Tillerson’ın Ankara ziyaretinde bu kararı aldık biliyorsunuz. Dolayısıyla biz bu çalışma grubunda nasıl Menbiç, Suriye konusunda somut adımlar atılacaksa çalışma grubunda da deliller ortaya konacak. Bu delili hukuki değil mi? Bunların hepsi uzmanlar tarafından çalışma grubunda değerlendirilecek. Böyle izafi şekilde ‘deliller yetersiz’ gibi yorumlar kimsenin de hakkı olmayacak. Ortaya tüm belgeleri koyacağız. Bu çalışma grubu çerçevesinde adım atacağız. Maalesef bugüne kadar Amerika içerisinde bazı soruşturmalar başlatıldı. Onun dışında FETÖ’nün yakalanması, tutuklanması ya da iade edilmesiyle ilgili kapsamlı bir soruşturmayla ilgili bir adım atılmadı. Bu da üzüntü verici. Bu da YPG'ye verilen destekle beraber ABD ile ilişkilerimizi zedeleyen en önemli ikinci unsur." diye konuştu.

"Türkiye'yi köşeye sıkıştırmak istediler" 
Ülkedeki finansal dalgalanmalara ilişkin değerlendirmesi sorulan Çavuşoğlu, 15 Temmuz darbe girişimi başarısız olduktan sonra, son çare olarak Türkiye'yi ekonomik olarak yıkma çalışmaları başlatıldığını ancak kendilerinin ekonominin en az hasarla yoluna devam etmesi için gerekli tedbirleri aldığını anlattı. Türkiye'de likidite sorununun oluşması ve dövizin yükselmesi için ticaret ve ihracatla ilgili sıkıntılar yaratmaya ve kredilerin engellenmesine çalışıldığını vurgulayan Çavuşoğlu, tüm bunlara rağmen ekonomi büyüyünce de kur politikasıyla Türkiye'yi köşeye sıkıştırmak istediklerini dile getirdi. 

Mevlüt Çavuşoğlu, "Elbette bunun içinde bazı ülkeler de var. Hatta işin içinde Müslüman ülkeler de var bir iki tane. Batı ülkeleri var, bunların içinde mutlaka müttefikimiz olan ülkeler de var. Finans kuruluşları var, bir de faiz lobisi var tabi. Burada ülke ismi vermeyeceğim ben." diye konuştu. Çavuşoğlu, alınacak tedbirlerle bu saldırıları ve şokları dengelemeye çalıştıklarını belirtti. 

"Almanya, PKK'ya yönelik daha ciddi ve katı duruyor"
Almanya'nın HDP mitingine izin verirken AK Parti'nin talebine sıcak yaklaşmadığının hatırlatılması üzerine Çavuşoğlu, Almanya ziyaretinde bu konuyu gündeme getirdiğini ve karşı tarafın "Biz, HDP'lilerin konuşmasına izin vermedik" dediğini aktardı. 

"Yani 'Almanya'daki diğer Türkler de bu tür toplantılar yapabilir fakat Türkiye'den gelip siyasetçilerin konuşması doğru değil. Böyle bir karar aldık.' dediler. HDP'lileri konuşturmadıkları da doğru." diyen Çavuşoğlu, ancak HDP toplantısında bölücübaşı ve PKK'nın paçavraları olduğunu hatırlattı. Çavuşoğlu, bir taraftan demokratik seçim derken diğer taraftan terör örgütünün gölgesinde bir miting yapıldığına dikkati çekti. 

Bakan Çavuşoğlu, "Bu da bir hayal kırıklığıdır ama her şeye rağmen son bir yıl içinde Almanya'nın PKK'ya yönelik daha ciddi ve katı durduğunu görüyoruz. Bu da memnuniyet verici ama birçok insanın tutuklanması ve mallarına mahkeme kararıyla el konulması ve dondurulması ve PKK propagandasının önlenmesi ile ilgili Almanya'dan daha fazla beklentilerimiz var." ifadelerini kullandı. 

"PKK ile hep birlikte mücadele etmeliyiz"
Çavuşoğlu, "Seçim öncesi Kandil'e operasyon söz konusu olabilir mi?" sorusuna gerekli görüldüğü zaman tüm birimlerle müdahalelerin zaten yapıldığı yanıtını verdi. "PKK ile mücadelede Bağdat yönetimi, Erbil, ABD, Türkiye hep birlikte mücadele etmemiz lazım." diyen Çavuşoğlu, PKK'nın ara ara müdahaleler dışında Kandil dahil Irak topraklarından tamamıyla temizlenmesi için kararlı şekilde adımlar atacaklarını söyledi. 

Mevlüt Çavuşoğlu, "Bu adımlar Barzani ve merkezi yönetim ile üçlü bir operasyonu gündeme getirebilir mi" sorusunu da "Üçlü, dörtlü, bunun içinde istihbarat paylaşımı da olacak PKK yöneticilerine yönelik. Onlar sıkıştığı zaman, uçaklarımız gittiği zaman kaçıyorlar. Bazen İran'ın da desteği önemli çünkü İran tarafına kaçtıklarını da görüyoruz. Burada mutlaka İran'ın da terörle mücadelede bizim de yanımızda olması gerekiyor. Çünkü PKK ve PJAK aynı terör örgütüdür." diye yanıtladı.

"ABD bizim gibi bir müttefiki kaybetmemeli"
ABD'ye 4 Haziran'da yapacağı ziyarette görüşmelerden olumsuz sonuçlar çıkması halinde İncirlik'in Türkiye için bir koz olup olmadığı sorusunun yöneltilmesi üzerine, Çavuşoğlu, Türkiye'nin elindeki gücünün sadece İncirlik olmadığını vurguladı. İki müttefik ülkenin ilişkilerinin normalleşmesi için ABD'nin hatalarından geri adım atması gerektiğine işaret eden Çavuşoğlu, yol haritasıyla sorunların düzeltilmesi halinde bir sıkıntı kalmayacağını ifade etti. Çavuşoğlu, "Artık ilişkilerden umut kesilir, geri dönülmez bir noktaya gelinirse o zaman elbette Türkiye de elindeki güç ve koz neyse bunu masaya koyar. ABD'nin bizim gibi bir müttefiki kaybetmemesi lazım." dedi.

Hamas ile İsrail arasında ateşkese dönme kararını da değerlendiren Çavuşoğlu, bu adımı olumlu bulduklarını ancak bu durumun sadece bazı şeylerin başlangıcı için olumlu bir adım olduğunun altını çizdi. 

Çavuşoğlu, Kudüs'ün statüsünü yok saymaya, illegal yerleşimlere ve Filistin ve Gazze'nin haklarını gasp etmeye devam edilirse bu anlaşmanın bir anlamı olmayacağını anlattı.

ha-ber.com
banner201

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner291

banner301

banner272

banner276

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir