banner216
ALMANYA VE HOLLANDA İLE KRİZDE AVRUPA` DAKİ TÜRKLER NE YAPMALI?

Türkiye’deki iktidarın Almanya ve Hollanda ile yaşadığı Diplomatik, Siyasi Kriz nedeniyle Avrupa’da yaşayan özellikle demokrat ve liberal kesim bunun yabancı düşmanlığı ile kendilerine döneceğini ve Türklerin hepsinin aynı kefeye konacağından dolayı hayli tedirgin ve endişeliler.
Almanya ve Avrupa’da yaşayan insanlar üzerinden siyaset yapılması, Referandumda EVET oylarını çoğaltmak için her yola başvurulması hiç hoş değil ve kabul görmüyor.
Avrupa Birliğinin Lokomotifi olan, 5 milyona yakın insanımızın yaşadığı, tarihi, ticari, sosyal, askeri ve insanı bir yığın ilişkimizin olduğu Almanya ile takışmak, onları Nazi olmakla suçlamak, AKP ye yakın Gazetelerde Başbakan Merkel’e Nazi Üniforması giydirmek akla, mantığa sığmayan bir politik tavır.
Almanlar gerçekten yine de bu ağır hakaretlere rağmen ağırbaşlı kalabiliyorlar. Tam tersi olsa neler yapılmazdı Almanlara. Neler yakılır, yıkılırdı kim bilir?
Türk insanı gururludur aslında. İnsan istenmediği, davet edilmediği yere gitmez. Ama AKP` liler havadan bırakılmadı mı, karadan giriyorlar Avrupa ülkelerine
Bir T.C Bakanın Hollanda’da düştüğü durum gerçekten yürekler acısı ve bizler için gurur kırıcı bir şey.
Hem de bayan bir Bakan bu duruma düşürülmemeliydi.
Almanların çoğu Türk iç politikasındaki ihtilafların buraya taşınmasını huzuru kaçıracağı, buradaki Türkiyeli insanlar arasındaki kutuplaşmayı hızlandıracağı düşüncesiyle katiyen istemiyor. Almanya’daki hükümette milletinin istemediğini uygulamaya koyuyor.
Hani milletin dediği önemliydi, yapılmalıydı?
Türkiye’deki insan haklarının çiğnenmesi, basın özgürlüğünün kaldırılması, gazetecilerin, hakimlerin, öğretmenlerin, polis şeflerinin, yüksek bürokratların, muhalif siyasi Liderlerin tutuklanması da bu yasaklarda bence önemli bir rol oynuyor.
Alman devlet yetkilileri, yerel idareler buraya kışkırtan politikacıların gelmesini istemiyorlar.
Bu da onların hakları bence.
Almanlara, Hollandalılara bu konuda kızabilir miyiz, bizim Türk tarafının bunda hiç suçu yok mu peki?
Uzun yıllardır burada yaşıyorum bazen Türk olduğunuz için elbette ister istemez engellerle, haksızlıklarla karşılaşıyorsunuz. Ama bunu insan Türkiye’de ya da başka ülkelerde yaşamıyor mu?
Ben iddia ediyorum ki Almanların ezici çoğunluğu Türkleri ve Türkiye’yi seviyor, kültürümüze saygı duyuyor.
Onların sorunu buraya sosyal uyum sağlayamayan, dilini öğrenmeyen, kendi değerlerine saygı duymayan, çalışmayan devletin sırtından geçinen insanlarla ve kendilerine hakaretler yağdıran Türkiye’den Politikacılarla.
Bu haksızlıkların aynısı devletler düzeyinde de oluyor. İlişkilerimizin gerilmesinde önemli bir ol oynayan AB’den dışlama olayını unutmayalım. Evet Batı, AB Türkiye’yi dışlamakla, adil davranmadığı için   haksızlık etmiştir. Ama bu haksızlıklara karşı yapılacak şey: Türkiye’de demokrasiyi tüm kurum ve kurallarıyla her sosyal sınıf için çalıştırmak, işletmek, refahı sağlamak ve bunlara muhtaç olmamaktır.
Kanaatim odur ki Türkiye’yi Atatürk’ten, İnönü’den sonra yönetenler iyi yönetmemişlerdir. Ekonomisi güçlü, vatandaşı huzurlu, mutlu ve memnun hiçbir ülke klasik anlamda göç vermez tam tersi göç alır.
Bu nedenle ilk önce bizleri, büyüklerimizi, birinci kuşağı ekonomik, siyasi, inançsal ya da herhangi başka bir nedenle yaban ellere, gurbete yollayan Türkiye’yi yönetenlere kızmamız gerekmez mi? Neden buradayız bir düşünün?
Askere gittiğin, vergi ödediğin, vatandaş olarak her türlü görevini yerine getirdiğin, uğrunda Çanakkale’de ya da Güneydoğuda şehit düştüğün ülke sana bir imkân sunmamıştır. Bundan insanlar Avrupa’ya, Avustralya’ya, ABD ye yönelmiştir. Zevkinden değil yani.
Türkiye gibi çok kültürlü, çok dili büyük, güzel, bereketli topraklara sahip üç tarafı denizlerle kaplı bir ülke neden göç verir anlamak mümkün değil? Küçük bir zengin azınlık ülkenin tadını çıkarırken milyonlar günlük yaşamı idamede zorlanıyorlar, mutsuzlar, yoksullar.
Kim bilir belki de AB kendi refahını bambaşka bir kültürden gelen dili, dişi, dini ayrı olan insanlarla paylaşmak istemiyor.
Şimdi gelelim Referanduma. Demokrasilerde herkes aynı şekilde düşünmek zorunda değil. Başkanlık sistemi için Anayasa değişiklerinin oylamasında HAYIR diyenler nasıl vatan haini olur? Zaten ortada Adaletsiz bir seçim, propaganda yarışı var. Devletin TRT Kanalları iktidar partisinin özel kanalı gibi çalışıyor maşallah her ziyaret açılış canlı yayınla vatandaşa aktarılıyor.
Muhaliflerin elinde açık bir iki TV kanalı kaldı. HAYIR’ a tahammülsüzlük demokrat bir insana yakışmaz.
Buda yetmezmiş gibi kalkıp Almanya’ya, Hollanda’ya posta konuyor. Hollanda’da ya da Almanya’da Erdoğan, AKP için sokaklara dökülenler, Polislere tekme atanlar, kırıp dökenler bile bile ateşe atılıyorlar.
Bence her şeye rağmen Türk insanı burada birçok sosyal ve siyasi haklara sahip, insan muamelesi görüyor ve artık dört kuşaktır burada yaşadıkları içinde gelecekleri kesinlikle burada.
Almanya’ya, Almanlara ya da Hollanda’ya küfredenlerle beraber olan, dolduruşa gelenler yedikleri ekmeğe bıçak çekmemeli, nankör olmamalılar.
Anlatılması gereken bir diğer önemli noktada şudur: Almanya ya da Hollanda bu Krizde Türkiye’ye Türklere karşı değiller. Ülkesinde tek adam rejimi kurmak isteyen, muhalif kim varsa adam adama markaj yapan, Gazeteleri, TV Kanallarını kapatan, seçilmiş Siyasetçileri hapse atan AKP ye kızıyor Avrupalılar ne İstanbul’daki, Ankara’daki, Adana’daki nede burada Köln’de, Hamburg`da Münih’te, Münster`de yaşayan buranın kurallarına uyan insanlara.
Oyuna gelmeyin lütfen.
Siz Avrupa’da ne olur çocuklarınızın iyi ve yüksek eğitim alması için bir şeyler yapın, toplumsal yaşama katılın, Alman ya da Göçmen spor, kültür, sanat derneklerine, siyasi partilere üye olun, Konserlere, Tiyatroya, Festivallere gidin Almanlarla, Hollandalılarla ya da nerede yaşıyorsanız ilişkileri mutlaka geliştirin daha iyi olur.
Şu bilinmelidir ki olaylara karışanları, muhalifleri tehdit, taciz edenleri, şiddet kullananları Almanlar fişleyip ilerde geldikleri ülkeye sürebilirler. Çünkü Almanya’da Yabancılar Yasasında ve Alman Ceza yasalarında Şiddete bulaşanı politik rakibini tehdit edip zarar veren insanlara yasaklar getiren, ceza veren öyle Paragraflar var: ( Paragraf 47 im Aufenthaltsgesetz ve Ceza yasasında Paragraf § 81Hochverrat gegen den Bund)
Size bir yasak yok Camii yapımınıza, İbadete izin verilmiyor mu, inancınızı yaşamıyor musunuz? Kim karışıyor size sevgili yurttaşlarım? Çocuklarınız notları iyiyse en güzel okullarda okumuyor mu? İşsizseniz işsizlik parası, malulseniz hastaysanız Sosyal, gelir düşükse Kira yardımı, Çocuklarınız için sınıf gezisi, ev ödevi yardım parası ödenmiyor mu, Hastalık sigortanız üstlenilmiyor mu?
Dünyanın en iyi sağlık hizmetlerinden faydalanmıyor musunuz?
AKP`yi destekleyen vatandaşlarımız bir söyleyin Allah aşkına? Bu nedenle sakin olun ve bu ülkelere yanlış yapmayın.
Ben tüm bu sıkıntıların 16 Nisan’dan Referandum oylamasından sonra sonra hayli azalacağına inanıyorum. Aksi bir durum, olayların tırmanması kimse için hele de bizim için hiç iyi olmaz bilinsin!
Herkese Barış ve huzur dolu günler diliyorum
Aşk ile...
Mehmet Tanlı

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner199

banner272

banner274

banner276

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir