2019'A GİRERKEN 

2018 yılı terörün değişik boyutlara bürünüp, halkın arasına girerek yüzlerce insanın hayatını kaybettiği bir yıl olarak hafızalarımızda kalacak ve de kolay-kolay unutulmayacak yaşanan bunca acılar...

Koca bir yılı adeta göz açıp-kapayıncaya kadar geçip, gidiverdi...
2018 yılı Tarihin sayfalarına maalesef terörün değişik bir biçimde hortladığı, insanların bedenlerini canlı bomba olarak kullanıp, cana kıyıldığı ve de gezegenimizde acıların, korkulu günlerin yaşandığı bir yılı daha geride bırakıyoruz.  Her şeye rağmen yaşam devam ediyor; günden-güne, haftadan-haftaya, aydan-aya, mevsimden-mevsime ve de yıldan-yıla büyük-küçük hepimiz yaşam mücadelesi veriyor, koşuşturup duruyoruz.
Henüz daha kapıda bekleyen 2019 yılının insanlığa barış, sevgi ve huzur getirmesini umuyoruz.  Bir kez daha gelen gideni arattırdı, demeyelim istiyoruz.
Her yeni başlangıç gibi, yeni yılda da yeni umutlar filizlenir. Birçok insan yeni yılın başlangıcını çeşitli vesileler için de başlangıç olarak kabul eder.

2018 sevindiğimiz günler oldu, hüzünlü anlar yaşadık. Kimileri yeni bir iş buldu, kimileri işini kaybetti. Bazıları evlendi, kimileri boşandı. Bazılarının rüyası gerçekleşti, kimileri hayal kırıklığı yaşadı. Kimileri de 2 metre kefen bezine sarılıp, aramızdan ayrıldı.
Hayatta kalan bizler yaşamdan beklentilerimizi ve umutlarımızı yeni yıla, 2019’ye taşımağa hazırlanıyoruz, çünkü umut olmasa hayatta olmaz!..
Ne var ki, yaşam gittikçe zorlaşır oldu. Ülkemiz Türkiye de hayat çok pahalandı, paramız Euro ve Dolar karşısında çok değer kaybetti!
Para olmayınca umut da olmuyor.
Dünyanın en zengin ülkesinden biri olan Almanya'da bile bugün karın tokluğuna yaşayan binlerce emekli ve işsiz insan var. Yaşlı insanlar çöplerde şişe toplar oldular.

Öte yandan terör belası bahane edilerek, bu ülkede yaşayan, çalışan ve vergisini ödeyen, kanunlara uyan, Alman halkının gelenek ve göreneklerine saygı duyan biz yabancı kökenli göçmen yurttaşlar olarak zorlu mücadeleler sonucu kazandığımız haklar, politika sahnesine yeni çıkan aşırı sağcı parti ve politikacılar tarafından elimizden alınmak isteniyor.

Her ne olursa olsun, yine de yeni bir yıla insan yeni umutla girmeli ve’’sabah ola, hayır ola’’ demeli...
Hayat bazen çekilmez olsa da yaşamaya değer.
Neden mi? Bu soruya bence en güzel cevabı Kızılderili yaşlı bilge vermiş.
Kansere yakalanan babasını yitiren, bu nedenle son derece üzgün olan genç adam Kızılderili dedesine şu soruyu yöneltir:’’Dede, yaşam neden bazen çekilmez oluyor?’’
Yaşlı bilgenin bu soruya cevabı şöyledir:’’Yaşamda üzüntü gibi sevinç, kaybetmek gibi kazanmak, açlık gibi bolluk ve iyi gibi kötü de var.
Yaşam bazen aydınlıkta kimi zamanda karanlıkta sürdürülen bir yolculuktur.
Dünyaya gelmen senin iraden dışında oldu ama şimdi buradasın. Güçlü ve zayıf olduğun yanların var. Her ikisine de sahipsin. Çünkü yaşam her ikisini de içeriyor. İçinde kazanma gibi kaybetmeye katlanma hırsını da barındırıyorsun. Bedeninde hisseden bir de kalp taşıyorsun.
Yaşamı değer kılan şeylerden en önemlisi zorluklara karşı koyma gücüdür Güçlü olmak demek; ne kadar bitkin olsan da hedefe doğru bir adım daha atmak demektir.
Güçlü olmak demek; bedenini endişe karanlığı sarsa bile bir çözüm yolu aramak demektir.
Güçlü olmak demek; her kalp atışında ve güneşin her yeni doğuşunda umuda sım-sıkı sarılmak demektir.

Her kalp atışında insanın içinde taşıdığı umut, güneşin yeniden doğuşunun ve yeni bir güne kavuşmanın müjdecisidir.

Hepimizin yeni yılı; hedefe, umuda ve güneşin yeniden doğuşuna karşı atılan adımlarla dolu olsun.

Rıza Almalı

YORUM EKLE
YORUMLAR
Yunus
Yunus - 3 ay Önce

Riza bey Sizinde Yeni Yiliniz Kutlu Olsun!

banner322

banner324

banner323

banner320

banner321