banner216
15 TEMMUZ’UN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

15 Temmuz 2016 darbe girişimi aslında birçok açıdan bir dönüm noktası, bir kırılma noktası olmuştur diyebiliriz. 

Doğru bir değerlendirme yapabilmek için, 15 Temmuz’u da doğru tanımlamak gerekiyor.

Aradan bir yıl geçti, gerçekçi bir tarifi, vicdanı tatmin edici bir mücadelesi yapılmadı.

Herhangi bir amaçla, bir eylem yapan kişi ya da örgütler, yaptıkları eylemin başarıya ulaşmasına inanmış olarak yola çıkar ve devamını da düşünür.

Muhakkak ki FETÖ terör örgütü 16 Temmuz’ u da planlamıştır. 

FETÖ’ nün 16 Temmuz planı nedir? Nasıl bir Türkiye hesaplıyordu?

Bu ve benzeri soruların yanıtlarına neden ulaşılamıyor veya tartışılmıyor?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Kontrollü Darbe’’ den bahsetmesi çok önemli. 

Bu tanımlamayı açmak gerekiyor. FETÖ’ nün 15 Temmuz’ da ele geçirmeyi hesapladığı Türkiye’yi bekleyen nasıl bir 16 Temmuz olacaktı? Elbette bunu kimse, yaşanılmaması açısından düşünmek bile istemez, yaşamamış olmamıza da şükrediyoruz.

FETÖ yapılanmasına karşı devletin mücadele etmesi gerektiği her dönem raporlandığı gibi daha AKP’nin ilk iktidar döneminde de Genelkurmay raporu ile yine belirtiliyor: Laik, sosyal hukuk devletini yıkıp, dine dayalı devlet düzeni kurmak…AKP ne yapıyor? 

Her ne hikmetse hükümet kol kola devam etmesini 15 yıl sonra aldatılmış sayarak yükten kurtulduğunu sanıyor. AKP’nin elit kesiminin aklı ermedi, aldatıldı, diğerleri çok bilinçli bir şekilde fetöcülük yaptı! Öyle mi?

FETÖ ile mücadele sadece kişiler(!) üzerinden yapılıyor. Zihniyeti üzerinden yapılmıyor, yapılamaz. Nedir o zihniyet?

Türkler’ in daha 1055 yılında Irak bölgesinde laik bir anlayışla toplum yönetimine geçerler. Daha sonraları Osmanlı’nın din ve mezhepsel ağırlıklı devlet anlayışı, kuruluşu ile birlikte çöküşünün temelleri de atıldı. Osmanlı hangi zihniyet sonucu hasta olup, çökmüşse, aynı zihniyet bugün Türkiye Cumhuriyeti’ni tehdit ediyor. Yani Osmanlı’yı batıran kafa, Türkiye Cumhuriyeti’ne de musallat oldu.

Darbe girişiminin hemen ertesinde başlatılan KHK’li yaşam bütün toplumu allak bullak etmeye devam ediyor. Baskıların ağırlaşarak artması sayın Kılıçdaroğlu’nu sokağa indirdi, tarihin en büyük eylemini başlattı. Sayı karşılaştırmalarına takılmamalı. Bu yürüyüş AKP’ ye deprem etkisi yarattı. Sayın Kılıçdaroğlu (kaçınılmaz) devamının geleceğini söylüyor.

12 Eylül 1980 tarihine gelinen süreç, Kenan Evren Darbesi’ ne karşı halkın direncinin doğmasını engelledi. Bugün gerçek anlamda demokrasiye sahip çıkan bir halk doğuyor, bu GEZİ’ de görüldü, 9 Temmuz Adalet Mitingi’ nde görüldü. AKP’ de görüyor bunu. 

Önemli bir ayrıntı: Kurtuluş Savaşı’n da olduğu gibi; Laikliği, demokrasiyi, hukuk devletini savunmak ve geliştirmek için KADINLARIMIZ yine en önde. İşte bu yüzden laiklik kazanacak, demokrasi kazanacak, adalet kazanacak.

Zekeriye Uçar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner291

banner272

banner274

banner276

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir